Bugün, Bakırköyde Gökay’la takıldıktan sonra kanal’a dönmek için Bakırköy-Yenibosna arası Halk otobüsüne bindim. Boş yer yoktu. Ortadaki iniş kapısının orada sırtımı demirlere yasladım. Otobüs hareket etti. İnenler binenler sürekli değişen yüzler. Şoför her durakta repliğini tekrarlıyor -'ilerleyelim arkada yer var!' Neyse alımlı bir bayan bindi otobüse. Elinde kitaplar ve kitapların üstünde -muhtemelen-sevgilisinden aldığı çiçekler, Sırtında hangi padişaha ait bilmem ama bir Osmanlı tuğrası şeklinde döğme, Elleri dolu olduğundan nereye geçeceğini bilemedi. Nitekim centilmenin biri yer verdi. Herkes işinde gücünde. Gel zaman git zaman sonra ineceği tuttu bayanın, elindeki çiçeklerle orta kapıdan indi o anda çiçeklerin üzerine iliştirilmiş not düştü kapının yanındaki oturan bayan yolcunun ayakları dibine. Kimse ses çıkarmadı. Kapı kapandı. Yine herkes işinde gücünde. Orada oturan bayan yolcu tüm bunlara şahit. Notu ayağıyla kendine çekerek aldı. Dörte katlanmış notu hemencecik açtı. Kendi kendine güldü, başını salladı. Notu kapattı, eliyle sıktı. Tekrar açtı notu tekrar güldü. Notu tekrar kapattı. Yüzünde mutlu bir tebessümle daldı uzaklara, hayallere...
Benim aklımda ise şu soru vardı.
Kendisiyle bir alakası olmayanı mutlu eden bir not; Sahibine ulaşsa acaba sahibi ne kadar mutlu olurdu? Herhangi birinden çiçek alan ve çiçekteki notu okuyamadan kaybeden herkese...
KÜÇÜK BİR NOT
Bugün, Bakırköyde Gökay’la takıldıktan sonra kanal’a dönmek için Bakırköy-Yenibosna arası Halk otobüsüne bindim. Boş yer yoktu. Ortadaki iniş kapısının orada sırtımı demirlere yasladım. Otobüs hareket etti.
İnenler binenler sürekli değişen yüzler.
Şoför her durakta repliğini tekrarlıyor
-'ilerleyelim arkada yer var!'
Neyse alımlı bir bayan bindi otobüse.
Elinde kitaplar ve kitapların üstünde -muhtemelen-sevgilisinden aldığı çiçekler,
Sırtında hangi padişaha ait bilmem ama bir Osmanlı tuğrası şeklinde döğme,
Elleri dolu olduğundan nereye geçeceğini bilemedi. Nitekim centilmenin biri yer verdi.
Herkes işinde gücünde.
Gel zaman git zaman sonra ineceği tuttu bayanın, elindeki çiçeklerle orta kapıdan indi o anda çiçeklerin üzerine iliştirilmiş not düştü kapının yanındaki oturan bayan yolcunun ayakları dibine.
Kimse ses çıkarmadı. Kapı kapandı.
Yine herkes işinde gücünde.
Orada oturan bayan yolcu tüm bunlara şahit.
Notu ayağıyla kendine çekerek aldı.
Dörte katlanmış notu hemencecik açtı.
Kendi kendine güldü, başını salladı.
Notu kapattı, eliyle sıktı.
Tekrar açtı notu tekrar güldü.
Notu tekrar kapattı.
Yüzünde mutlu bir tebessümle daldı uzaklara, hayallere...
Benim aklımda ise şu soru vardı.
Kendisiyle bir alakası olmayanı mutlu eden bir not; Sahibine ulaşsa acaba sahibi ne kadar mutlu olurdu?
Herhangi birinden çiçek alan ve çiçekteki notu okuyamadan kaybeden herkese...
Fehim Eren
Bakırköy’09