Yazmak, kendimi anlatmanın değil; içimde birikenleri sessizce bırakmanın yolu oldu hep. 1999 yılından bu yana Antoloji’de olmak, sadece şiir paylaşmak değil; geçen yılların izini, kaybolan zamanların hatırasını ve içimde kalan duyguları taşıyan bir yolculuk gibi oldu benim için. Hayat insanı yavaş yavaş değiştiriyor… İlgi alanları, öncelikleri, sevinçleri ve hatta hüzünleri bile dönüşüyor. Ama kelimelere tutunma ihtiyacım hiç azalmadı. Bazen bir özlemi, bazen bir suskunluğu, bazen de içimde saklı kalan bir kırgınlığı satırlara bıraktım. Her şiir, içimde konuşup da duyuramayan bir yanımın sesi oldu. Her yazı, geçmişten bugüne uzanan bir iz gibi kaldı bende. Burada tanıdığım değerli kalemler, okuduğum derin duygular ve paylaşılan samimi anlar, Antoloji’yi benim için bir sayfadan çok, bir hatıra defterine dönüştürdü. Ben sadece yazan biri değilim… Aynı zamanda okudukça içi sızlayan, kelimelerde kendini arayan bir yolcuyum. Kalpten çıkan her satıra, sessizce dokunup geçen her duyguya selam olsun.
1999 yılından bu yana Antoloji’de olmak, sadece şiir paylaşmak değil; geçen yılların izini, kaybolan zamanların hatırasını ve içimde kalan duyguları taşıyan bir yolculuk gibi oldu benim için.
Hayat insanı yavaş yavaş değiştiriyor…
İlgi alanları, öncelikleri, sevinçleri ve hatta hüzünleri bile dönüşüyor.
Ama kelimelere tutunma ihtiyacım hiç azalmadı.
Bazen bir özlemi, bazen bir suskunluğu, bazen de içimde saklı kalan bir kırgınlığı satırlara bıraktım.
Her şiir, içimde konuşup da duyuramayan bir yanımın sesi oldu.
Her yazı, geçmişten bugüne uzanan bir iz gibi kaldı bende.
Burada tanıdığım değerli kalemler, okuduğum derin duygular ve paylaşılan samimi anlar, Antoloji’yi benim için bir sayfadan çok, bir hatıra defterine dönüştürdü.
Ben sadece yazan biri değilim…
Aynı zamanda okudukça içi sızlayan, kelimelerde kendini arayan bir yolcuyum.
Kalpten çıkan her satıra, sessizce dokunup geçen her duyguya selam olsun.