Hayat bazen erken emekli edebiliyormuş insanları , Bu bir kıyakmıdır cezamıdır bilemedim ama üzerimdeki yorgunluğun tozunu alabilecek ve bir acı kahve sunabilecek yoldaşın yanında ise hiçte fark etmiyor ne ettiği,,
Kaçışlarım ve sığınmalarımın limanı olacak bir yer var ,Çok uzakta yada yakınında , Ve şimdilik sımsıcak sarmış ,
Üveyk kuşu gibi çırpınıp dururken bu cırpınışlarımın görselliğini sunmak istemedim
Bir siyah duydu beni ve bir siyah anlıyor ….Siyahla birlikte bir çay alıyoruz ,O bol şekerli bense şekersiziçiyorum , Aldığımız tad aynı olsa gerek aynı tebessümle birbirimize bakarken kaygısız ve riyasız baktığını görebiliyorum ,
24 yaşındayım ve hayat bana üzerimdeki tozları atmamı öneriyor , Suretime bakıp bana söylemeye cesareti olmayan bir hayat , Kabak kemanesi gibi cılızve ürkek ….
Sende biliyorsun eh hayat sen de biliyorsun !
Senin evlatların olan gün’ler de hain , Sen onları o terbiye ve adabla yetiştirmedin, Kahrın benden büyük bilirim …. Sahi ortanca olan ‘ Gün Ortası ‘ düşün bir hayat , Bunu sen mi doğurdun ,Sana yakışmayan bir p.c kurusu ….En hayırlın ise Geze Zifirin ….
Kendinde sakladığı ak sakallı ihtiyar heybeti ile 24 yaşında seb-i’yi dost edinebilecek kadar vefakar ..
Sağol be Hayat , Erken emeklilik teklifini şimdilik düşünmüyorum ,
Yarına biriktirdiğim gri renkli çakıl taşları var ,Ceketimin cebinde onca ağırlığı ile duruyorlar ve görev veriliceği günübekler dururlar … Şimdilik onlara ne görev vereceğimi de kestiremedim …
Ya senın canını ya benim canımı yakacaklar orası malum , Herkez kendi payına düşene razı olmalı be hayat, (GaaN ) ____________________________________________________________________________________________________
Yağmurun benimle yarış eder gibi yağışına aldırmadan ve umursamadan, sessiz ve ürküten odamın renk cümbüşüne kifayetsizim, Heybetim ve gölgemden utanmadan, avuçlarımın arasındaki vesikalıklara döküyorum
Ne bulursun bu merette dediğini şimdi açıklayabilirim; Dumanına gizlemiştim tüm kin ve nefretlerimi,Uçuşlarıyla birlikte gidiyordu benden zerre zerre ve kimselere zararı dokunmadan, Şimdi o dumanlara daha fazla görev yükledim, Gözüme kaçacak ve benim bir bahanem olacak
Merak denizlerimi kabartmayacam, Yalan söyleme ihtimallerine göz önüne alarak sadece içime soracam seni,Ve biliyorum ki yanıltmayacak beni
Hayat bazen erken emekli edebiliyormuş insanları , Bu bir kıyakmıdır cezamıdır bilemedim ama üzerimdeki yorgunluğun tozunu alabilecek ve bir acı kahve sunabilecek yoldaşın yanında ise hiçte fark etmiyor ne ettiği,,
Kaçışlarım ve sığınmalarımın limanı olacak bir yer var ,Çok uzakta yada yakınında , Ve şimdilik sımsıcak sarmış ,
Üveyk kuşu gibi çırpınıp dururken bu cırpınışlarımın görselliğini sunmak istemedim
Sunamadım , Renklerin cümbüşü arasında kaybolacağını bildiğim çığlıkları içime attım ,
Bir siyah duydu beni ve bir siyah anlıyor ….Siyahla birlikte bir çay alıyoruz ,O bol şekerli bense şekersiz içiyorum , Aldığımız tad aynı olsa gerek aynı tebessümle birbirimize bakarken kaygısız ve riyasız baktığını görebiliyorum ,
24 yaşındayım ve hayat bana üzerimdeki tozları atmamı öneriyor , Suretime bakıp bana söylemeye cesareti olmayan bir hayat , Kabak kemanesi gibi cılız ve ürkek ….
Sende biliyorsun eh hayat sen de biliyorsun !
Senin evlatların olan gün’ler de hain , Sen onları o terbiye ve adabla yetiştirmedin, Kahrın benden büyük bilirim …. Sahi ortanca olan ‘ Gün Ortası ‘ düşün bir hayat , Bunu sen mi doğurdun ,Sana yakışmayan bir p.c kurusu ….En hayırlın ise Geze Zifirin ….
Kendinde sakladığı ak sakallı ihtiyar heybeti ile 24 yaşında seb-i’yi dost edinebilecek kadar vefakar ..
Sağol be Hayat , Erken emeklilik teklifini şimdilik düşünmüyorum ,
Yarına biriktirdiğim gri renkli çakıl taşları var ,Ceketimin cebinde onca ağırlığı ile duruyorlar ve görev veriliceği günü bekler dururlar … Şimdilik onlara ne görev vereceğimi de kestiremedim …
Ya senın canını ya benim canımı yakacaklar orası malum , Herkez kendi payına düşene razı olmalı be hayat, (GaaN )
____________________________________________________________________________________________________
____________________________________________________________________________________________________
Yağmurun benimle yarış eder gibi yağışına aldırmadan ve umursamadan, sessiz ve ürküten odamın renk cümbüşüne kifayetsizim,
Heybetim ve gölgemden utanmadan, avuçlarımın arasındaki vesikalıklara döküyorum
Ne bulursun bu merette dediğini şimdi açıklayabilirim; Dumanına gizlemiştim tüm kin ve nefretlerimi,Uçuşlarıyla birlikte gidiyordu benden zerre zerre ve kimselere zararı dokunmadan,
Şimdi o dumanlara daha fazla görev yükledim, Gözüme kaçacak ve benim bir bahanem olacak
Merak denizlerimi kabartmayacam, Yalan söyleme ihtimallerine göz önüne alarak sadece içime soracam seni,Ve biliyorum ki yanıltmayacak beni