KENDİMİ ABARTIYORUM Yaşamımda ‘bildiri’, ‘talimat’ ve ‘öğreti’ gibi insan ruhunu kurutan unsurları şutlamam uzun sürmedi. Yaklaşım şeklim; ‘şeylerin’ üzerimde yarattığı izlenimleri içinde bulunduğum duygu akışına göre oluşturmak oldu. Görece bazı anlar haricinde tarzım; etki-tepki bağlamında vahşi, doğrudan, alaycı ve kışkırtıcı oldu.(Bu nedenle kibarca birçok kez siktir edildim. Kimseye kızmıyorum. haha) Dayatmacı ve sıkıcı olan, kutsal sayılan ve ömrünü tüketip-çürümüş ‘o’ mekanik alışkanlıkların, insan ruhu üzerinde yanılsamaya neden olan etkilerini her eserimde söküp, attım! Ve yerine, içgüdülerimi takip ederek ilerlediğim ruhumla oluşturduğum tavrımı yani eserlerimi koydum. Hiçbir ideale saplanıp kalmadan ya da herhangi bir akımın beni paslandırmasına izin vermeden yaptım tüm bunları. Bu sayede zihnim her an taze ve ateşini korudu. (şu sıra soluyor gibiyim yine de!)
Yaşamımda ‘bildiri’, ‘talimat’ ve ‘öğreti’ gibi insan ruhunu kurutan unsurları şutlamam uzun sürmedi.
Yaklaşım şeklim; ‘şeylerin’ üzerimde yarattığı izlenimleri içinde bulunduğum duygu akışına göre
oluşturmak oldu. Görece bazı anlar haricinde tarzım; etki-tepki bağlamında vahşi, doğrudan, alaycı
ve kışkırtıcı oldu.(Bu nedenle kibarca birçok kez siktir edildim. Kimseye kızmıyorum. haha) Dayatmacı ve sıkıcı olan, kutsal sayılan ve ömrünü tüketip-çürümüş ‘o’ mekanik
alışkanlıkların, insan ruhu üzerinde yanılsamaya neden olan etkilerini her eserimde söküp, attım! Ve
yerine, içgüdülerimi takip ederek ilerlediğim ruhumla oluşturduğum tavrımı yani eserlerimi koydum.
Hiçbir ideale saplanıp kalmadan ya da herhangi bir akımın beni paslandırmasına izin vermeden
yaptım tüm bunları. Bu sayede zihnim her an taze ve ateşini korudu. (şu sıra soluyor gibiyim yine de!)