Uyanıyorum, onu kemiklerimde hissediyorum

Gökhan Barış Pekşen
133

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Uyanıyorum, onu kemiklerimde hissediyorum

O perşembe gecesi bende oturmuş içiyorduk: Ate, ben ve Poine..
Kuşkusuz hepimiz günah keçileriyle sevişip, sabahların aydınlığının suçunu onlara yönlendiriyorduk yoksa düztaban olmak için yeteri kadar dinsizdik..

Erkek bedenimin tamamlanmamışlığı yüzündendi her şey dedim, yüzümü dönüp Poine'ye.. Kültür çoğu zaman yara bandı oldu, dünya barışı için herkes sevişmemeli.. Kutsal sandığınız her şey senin aptallığın dedim ve kalkıp gitti masadan Poine..

Ah şu insanın aşağılanma tutkusu dedi, Ate.. Kafka'yı bile popüler yaptı..
Kahrolsun otoritenin vaat ettiği cennete, Adem'de sizlerin olsun kaburgadan yaratılan Havva'da, biz Lilith'in sürtükleriyiz dedi Ate, sustum..

Uzun sürmedi susuşum, yarın kalan rom şişesini kafama dikip hepsinin bittiğinden emin olunca gözlerinin içine baktım Ate'nin..
Tüm perdelerden ve aydınlıktan koruyan her şeyden nefret ettiğim için, Tanrı'yla görüşecek kadar dürüst olamadım Ate.. Gece duaları, sabah günahları için ise, kimse kimsenin devamı değilmiş..
Tanrı heykelleri sevmiyordu, bu yüzden hareket ediyoruz ve ölebiliyor olmak güzel bir şey yoksa nefret ettiklerime alışacağım Ate..

İçimde güzel sevişip, orgazm olamayan kadınların sessiz uykusu var.. Korkarım, kediler bize gidin ve sarılırken gözleriniz dolacak kadar toprakla uğraşın diyordu.. Biz onlara 'Pist' diyecek kadar geleceğin ölüleri oluyorduk..

Biliyor musun Ate;
Tanrı hepinizden rahatsız olduğu için onu yarattı
ve ben şeytan taşlamaktan tiksindim..
Sanki senin gözyaşların Phanteon'dan çıkıp Nevana meydanına akıyor..
Sanki gerçekten de Tanrı'nın yası bu..

Bazen dünya haritasının ayaklarımın önüne serildiğini görüyorum ve onun bu haritanın üzerinde boylu boyunca uzandığını düşünüyorum Ate..
Asıl yoksulluk o an başlıyor..
İşte tam da o vakit, yaşadığım hayatımın içinde onun örtmediği ya da kesinlikle ulaşamadığın bölgeler kalıyor..
Yalnızca oralara gidebileceğim hissinden başka bir düşüncem kalmıyor..

Zayıf mumun parlaklığı bu Ate,
peşimde ayak sesleri -
şizofren balonlarında ipleri varmış oysa..

r u h u n n e ş e s i b i t t i

Çünkü ben,
pek çok kez ölen kadının çocuğunu sevmiştim onun gözlerinde..

Ve kendi töreninde yakılan cesetler gibi,
soluyor Tanrı'nın bendeki gizi Ate..

Yine de bir kaç kadeh daha,
çok acıdı değil mi!
Sahi nerede o şimdi..

Ve Tanrı Dostoyevski okumamışsa,
bu dünyayla alakalı çok büyük eksikliği var demektir..

Böyle işte Ate,
ne istiyorsun benden diye sayıkladığım tranvalar -
beni duyuyorsun değil mi?
Duydun mu beni,
son nefesine kadar benimle olmayan,
kimsin sen -
karşıma çık..

Kimseyi kendim kadar sevemedim Ate,
havva öldü ve ben onca yıl, onca yüzyıl bir kadının yüzüne bakıp kadınım diyemedim..
Kimse artık eskisi kadar tanıdık gelmiyor,
flört halindeki tüm kadınlar bana Violette Szabo'yu hatırlatıyor sadece..

Kırmızı rengi sevmiyorum dediğim gecelerde roman kahramanım hep Kafka, annesinin ağlayışları yüzünden hep susuyordu -
ben ise elimdeki rom kadehini duvara fırlatıp,
sesler duymadıkça,
herkesin roman yazdığını düşünüp,
çöpe atıyorum kendimi..

Saksıdan Tanrı'ya filizlenen bir yaşam bu,
artık Tanrı beni kutsayıp, boş hayallerimi sonlandıracak bir bahar vermeli Ate..

Uyanıyorum,
onu kemiklerimde hissediyorum..

Kül ve Ateş..

Ağzımdan akan kanlarla lunapark yaptım Ate, işte insan kanser olunca her şeyi masum yapabileceğine inanıyor..

- Gökhan Barış Pekşen
- Ben kapıyı üstüne kitledim, çıktım
- 21072018

Gökhan Barış Pekşen
Kayıt Tarihi : 24.8.2018 15:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Saksıdan Tanrı'ya filizlenen bir yaşam bu, artık Tanrı beni kutsayıp, boş hayallerimi sonlandıracak bir bahar vermeli Ate..

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Gökhan Barış Pekşen