Uyandım, uyandığımı hissettim ama gözlerimi açmadım. Öylesine, gözlerim kapalı yatmaya devam ettim. Kalkacak, gözlerimi açacak gücü bulamadım kendimde, istemedim bunu yapmayı. Düşünmeye ihtiyacım vardı, yaşamaya, seni. Bir süre panjurun arasından süzülen güneşin sıcaklığını hissettim ayaklarımda. Bir sıcaklık yayıldı vücuduma. Ve sen geldin. Yastığımın üstüne, başımın yanına, koydun başını. Başladık konuşmaya. Yine benim korkularım, tereddütlerim, yarınlara ait endişelerim. Ne olacağız, ne yapacağızlara aranan cevaplar. Her zamanki sakinliğinle bir bir yanıtladın sorularımı. Buradayım dedin yanındayım. Ben de seninle uyanıp seninle uyuyorum dedin. Ayrı olmamız birlikte değiliz demek değil dedin. Tenimi delip ruhuma girdin. Usulca eline alıp kalbimi bıkmadan sevgini fısıldadın kulağına. Sonra kendi yüreğini koydun yanına. İşte dedin sen buradasın, kimsenin görmediği, bilmediği ve anlayamayacağı kadar yakınsın bana. Ve sadece benim olan yerde gerçek ben le birliktesin. Tıpkı benim senin en derininde olduğum gibi. Biz i bizden başka bilenin, görenin olmadığı özel yerlerdeyiz. Biz, biziz. Saçımı okşadın. Tüy gibi bir öpücük koydun dudaklarıma. Ve güneşle birlikte panjurun arasından süzülüp gittin.
Gözlerimi açtım. Kalktım. Banyoya geçtim. Aynaya baktım. Seni gördüm.. Suyu açtım. Seninle yıkadım yüzümü. Yavaşça soyundum. Duşu açtım. Sen aktın başımdan aşağıya. Vücudumdaki damlalara baktım. Yaramazlık yaparken yakalanmış bir çocuk gibi gülümsedim.
Kimse anlayamadı o sabah niye keyifli olduğumu, ikimizden başka.....
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Tebrik ederim... Çok güzel bir son, çok güzel bir bitiş cümlesi. Kaleminiz ve yüreğinizin içinde yaşattığınız büyük sevdanız dert görmesin...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta