adımlar küçülürken güneşe
soluklar kesilince hiç olmadık yerde
heder olur pak sular bile
hayaller küflenmiş kuyulara düşünce
hakeza paslanıyor bu büyük bilmece
yolculuklar kısa, ölüm uzak görününce
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




mızıka-i humayunu duyar gibi oluyor insan
uyandılar uyanmasına da
harekete geçemiyorlar ..
bize neler oluyor davasındalar hala asıl davalarını unutmuşlar ..
sanırım yani hala bugüne kadar ses soluk çıkmıyorsa bence bu kadar uyan ikazına hatta her yerden alarm verilmesine rağmen uyanmamalarına imkan yok da .. işte neyse uyutulduklarına da bakmak gerek belki de
o kadar söz var ki söylenecek
ama artık sözler de çare değil ..
evet yola çıkma zamanı ve icraat zamanı
yetmedi mi ..
kanımızdan canımızdan
hani var ya etinden sütünden vs okul kitaplarımız da okuduklarımız ..
ha bizim kanımızdanı da ekledik ..
hala uykuda iseler kanından kan alınırken .. hatta çalınırken ..
artık bişey demeye gerek de yok onlar için ..
ya da kanının akibetini onların kansız bendenlerine zerk etttilerse farkında olmadan akraba kandaş kanka olmuşlardır belkide uyuyor ayağına yatıyorlardır ..
Türk Milleti bir an önce titremeli özüne dönmeli
ne diyor Atatürk'üm
....
Ey Türk istikbalinin evlâdı!
İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen,
Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki ASİL KANDA mevcuttur!
duyarlı yüreğinize sağlık ..
zamane ufuklar hayallere topal
kabzedilmiş bir şehrin gözlerinde bu hal
damla damla çekiliyor damarlardan
mukaddes dava, akıncılardan kalma ar
üç kıtaya hükmetmiş nam-ı diyar
köklerini sarmış, kurutmuş bu ihtilal
Uyan Türk Milleti, bu nasıl bir hayal.
Kaleminize sağlık.
adımlar küçülürken güneşe
soluklar kesilince hiç olmadık yerde
heder olur pak sular bile
hayaller küflenmiş kuyulara düşünce
hakeza paslanıyor bu büyük bilmece
yolculuklar kısa, ölüm uzak görününce. çok özgün ve güzel bir eser okudum usta kaleminizden . tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim
TEBRİKLER KALEMİNİZ DAİM OLSUN
Yine eski günlerdeki gibi bu sefer üç değil dört blkide beş kıtaya ayak vuracağız...Böyle güzel ve şuurlu beyinler olduktan sonra............muhabbetle
anlamlı bir çalışma.tam puanla tebrikler. selam ve dua ile.
uyuyanı bazan uyandırmak hiç kolay olmuyor. kolay gelsin. kutluyorum bu zorluğu başarman dileğiyle...
YÜREGİNİZE SAGLIK TEBRİKLER
Sevgili kardeşim Fethullah bey .duyarlı yüreğine emeğine sağlık tebrik ederim Geçmişini unutanlara ders olsun . selam ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 58 tane yorum bulunmakta