UYAN Bİ ZAHMET
Endülüs yıkılıp teslim olurken,
Şart koşmuştu İspanyol askerleri,
Şartlar basit gibi olsa da,
Müslüman evleri kilitli olmayacaktı.
Müslüman’ın namusu horlanacak,
İspanyol piçleri evlere kurulacak,
Din değişimi zorlanacak,
Direnenin namusu kirlenecekti.
Şehrin Müslüman sultanı Abdullah,
Gırnata tepelerinde ağlayacak.
Annesi haykırıp bağırarak,
“Ağla oğlum ağla erkekler gibi savunmadın,
Şimdi kadınlar gibi ağla”
Bitmişti Endülüs halkında,
İslam ve İman kardeşliği.
Böylelikle vatanları gitmişti.
Yakın zamanda da aynı oyun vardı,
Müslüman’ım diyen zavallılardı,
Irak, Libya asker kucağına oturdu,
Hazineyi Sam denilen adam götürdü.
Türk-İslam ülkelerinin liderleri de ondan,
Hareket etmezler Sam’dan emir almadan.
Sam’da itrail’in ipine bağlanmış,
Dünyayı kanla haraca bağlamış.
Abdullah’ın annesinin sözü sahnede,
Bu sefer lidere değil halka seslenmekte.
Doğu Türkistan ezilirken,
Filistin topluca ezilirken,
Suriye’de ahtapotlar gezinirken,
Afganistan canından edilirken,
Miyammar, kurşuna dizilirken,
Çeçenistan, Yemen çözülürken,
Sen istediğin kadar oruç tut,
Namaz kıl, Hacca git,
Etrafındaki belaları görmüyorsan,
Komşunun dahi kim olduğunu bilmiyorsan,
Yatak odan bile benimdir diyemiyorsan,
Ülke genelindeki kriptoları görmezsen,
Vay senin haline, vay benim halime.
Sam ve itleri avdan hiç dönmedi,
Av Müslüman avcı onlar idi,
Onlara göre dünyada,
Kendilerinden başkası insan değildi.
Uyan desem ne derece uyanırsın bilmem?
En azından içinden buğzet,
Belki o zaman uzaklaşır kıyamet.
Utan utan da kendine gel bi zahmet.
Uyan uyan biz zahmet….
Araştırmacı-Şair-Yazar: Abdullah Yaşar Erdoğan
Kayıt Tarihi : 19.1.2026 10:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!