O eski geniş yapraklı kavağın altında tanışırdık hayatla.
Genelde kavgalar oyunlar arasında geçerdi.
Çocukluğum gençliğim ince naifti bilhassa insanlar tanıdım güçlüydü babaydı.
Koruyan canı can bilen anneler görürdüm merhametliydi şefkat sarardı sofraları epeyce.
Yoksuldu belki evler ama muhabbetliydi çoşkuluydu.
Sonra çokça zaman geçti denilmez ölüm tinetide buldu kapıyı.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun



