Utanıyorum! ! !
Yürümeye takat getiremeyen bir yaşlıyı gördüğümde atılmadı dizlerim, gençliğimden geçip yürümeye utandım.
Tekerlekli sandalyelerle yolları aşındırmaya çalışanları gördüğümde, markasını beğenmeyip binmediğim arabalardan utandım.
Sokaklarda yalın ayak mendil satan çocukları gördüğümde, gömleğimin ütüsünden, saçımın modelinden, ayağımdaki ayakkabının renginden utandım.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



