Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.
Nietzsche
ilmlerde izlediğim o duygusal anlar hep burnunum direğini sızlatır. Sonra sorarım kendime gerçekliği var mı bunların? Böyle aşklar yaşanıyor mu? O meşhur çarpışma sahnesi, kitaplar elden düşer, göz göze gelinir vurgun yaşanır. Kendimi düşünüyorum o sahnede aşık olmazdım sanırım. Bu duygusuz olduğumdan değil, aşka da inanıyorum çok olmasa da. Sahilde bir araya gelip sarılan sevgililer altta yürek deşen bir fon müziği. Ne yapmalı izleyen? Filmden sonra oradaki kahraman olur bir süre, çok sürmez gerçek olmadığını filmlerdeki gibi yaşamadığını anlar. Sorun kimde aşkta mı sendemi?
Aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnızca bir serüvenidir
Madame de Stael
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



