Dünyayı izliyorum, dinliyorum yeraltından,
Bazen gökyüzünden. Müziğini hissediyorum kalbinin çarpıntısında. Issız yollarından geçiyorum akşamları. Derin şiirler okuyor serin rüzgarlar. Üşüyorum.
Sisten göz gòzü görmez oluyor bazen, görünmez oluyor bazı yerler, bazı insanlar. Birileri koşup gelip sanki yumrukluyor göğsümü, Sivri tırnaklarıyla yırtıyorlar ruhumu.
Bitmemiş bir heykel gibiyim çok eski çağlardan kalma.
Çok eski bir acının hüznü yerleşmiş yüzümde.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta