üşüyorum
ağaç yaprakları üşüyor
ipteki çamışıları sallıyor rüzgar
derin bir ah oluyor sesim
gün minarelerin tepelerinde
hiç bir kuşun yuvasını görmemiştim kaç bahar geçti
ayak izlerim kayboldu
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
üşüyorsun ... ne zaman ... şimdi.... ( peki )
ağaç yaprakları üşüyor....çamaşırlar ipte sallanıyor ...ne zaman.... şimdi ( ona da peki )
gün minarenin tepesinde ... ( güneş mi yoksa )
veeeee şimdi...
ayakabılarım eskidi...ne zaman ( şiirin başından beri sürdürdüğün zaman kavramını birden yerle bir ettin... )
anlıyorum betimleme yaparak şiirine yol vermeye çalışmışsın ama konu dağınıklığı ve acele yaklaşımımın kendini ifade etmene engel olmuş...
ben üşüyorum...güzel başlamışsın... yapraklarda üşüyor...o da iyi zira aynı ortamda aynı havayı tenefüs eden iki canlının üşümesi çok doğal...o halde ruh halini yüklesene yaprağa ve konuyu dağıtmadan birlikte izlesenize doğayı....
ipte sallanan çamaşırlar derince çekilen bir ah vs..güzel lakin dağınık...özellikle zaman kavramındaki tutarsızlık şiiri ucuzlaştırmış...bir sonraki bölüme bakmıyorum..
saygılar...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta