Üşüyor, her akşam üstü koskoca şehir,
Hatalı hesaplanmış akışlar üşüyor.
Sessizce köprü altından akarken nehir,
Kaldırıma saplanmış bakışlar üşüyor.
Gökdelenler arasında asırlık çınar,
Kendi gibi canlı, ahşap dostunu anar,
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




güzelliklerin bitişini anlatan benzetimler, görselliğe daldırıyor insanı, hayallere savuruyor insanı
tebrikler Hikmet Küçük
Üşüyor, her akşam üstü koskoca şehir,
Hatalı hesaplanmış akışlar üşüyor.
Sessizce köprü altından akarken nehir,
Kaldırıma saplanmış bakışlar üşüyor.
Gökdelenler arasında asırlık çınar,
Kendi gibi canlı, ahşap dostunu anar,
Gözyaşına bakan yok, olsa da pınar,
Eksoza boğulmuş, haykırışlar üşüyor.
Muhabbet artık tuşlarda aranır oldu,
Huzur yaşanmaz, sözlükten taranır oldu,
Saklambaç saklanmadan oynanır oldu,
Bir köşede suskun, yakarışlar üşüyor.
Bakırcılar çarşısında kesildi sesler,
Para etmiyor neyzenlerdeki nefesler,
Mehtapta bestelenmez oluverdi hisler,
İçinde ruh olan, tüm nakışlar üşüyor.
..............................
....Harika bir siir..........
imgeler yogun........
derinlik mükemmel.........
tebriklerimi sunuyorum size Hikmet bey......
necmi ünsal.....
Hikmet kardeşim pek güzel bir şiir olmuş.. hem içerik olarak, hem de şiirselliğinde..
kutlarım dizelerini...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta