Bu sene bahar gecikti, bir türlü ısınamadı dünya,
Cemreler de düştü oysa çoktan havaya, suya, toprağa…
Ateş topları yağıyor gökyüzünden bir sürü insana.
Bu kadar ateşe rağmen neden hasretiz hala sıcağa?
Çoktan söndü evlerin petekleri, yakıt parası gelmiyor,
Oysaki benim ellerim çiçekçi kızlar gibi hala üşüyor,
Güneş bile sanki semada sadece kendi kendine ışıyor.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Kolay kolay gitmem,kendimden uzaklara.
Bu şiir alıp götürdü beni İstanbul sokakları'na.
Hele sokaklardaki,hüzün dolu manzaralar,
Gözümün önünde canlandı,
Bir parça ekmek için verilen nice kavgalar.
Ve umursamaz dünyanın,rahat insanları
Kutlarım,gönlümün bütün samimiyetiyle.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta