ranzan yatağın demirden
voltaların sayılı
sağın solun dört duvar
yine de
umutların
sevdaların
özgür Turnalar kadar
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




gardiyanlar her yerde
parmaklıklar gökyüzüne kadar uzanmış
meğer özgürlük kadar bize
esaret te bir nefesten yakınmış...
... benimde içimden bunları yazmak geldi bir anda...
çok beğendim şiiri..
hep içerdekilere türkülewr söyledik. Dışarda olduğunu söyleyen bizler ise toplumsal parmaklıkların arasında sevdiğimiz her şeye uzansak da tutamadık. gardiyanlarımız binlerce insandı. Müdürümüz yüzlerce asık suratlı yaptırıcılardı. olta tamadık. Çirkinleşen öfkeli yüzlerini beyaza kesen gözlerini üzerimize projöktör olarak tutup durdular.İşte o zaman ben bu şiirin biz dışardakilerin şiiri olduğunu söyleyip' ne fark eder
ha bu yürek kafeste
yada kafeste ustam..... 'dizelerini mırıldanıyorum. Yüreğine sağlık. Biraz adım atacak yer buldum şiirinle.
Bu yürek zaten birine tutkulu, zaten hapis deilmi üstad.?Yaten birine mahkum.Kendim içerde olmuş,dışarda olmuş ne farkeder,Bu dizeler Çok kıymetli sözler be üstadım.Kutluyorum senide bu dizeleri yazanıda,o güzel kalbinide,kaleminide..
çok güzel...anlayabilmek meselesi işte bu şiirde anlatıldığı şekildedir .Kutluyorum ...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta