Yollar yokuştu usta, adımlarımız yorgun,
Biz hep yangın yerlerinden geçtik,
Gözlerimizde birikmişti bin yıllık sitem,
Biz hep payımıza düşeni acıyla seçtik.
Dediler ki "Hayat bir taze bahardır,"
Bizim penceremize hep kar yağdı usta.
Şimdi sorma bize neden böyle suskunuz,
Neden sol yanımızda bitmez bir sızı var...
....,,🥀🥀,,.....
Usta, bizi taşıyacak bir sevda vardı da
Biz mi elinin tersiyle ittik sevmeyi?
Biz mi istemedik bir omuza yaslanıp
Dünyanın bütün dertlerini unutup gülmeyi?
Bir fırtınanın ortasında kalmıştı çocukluğumuz,
Tutunacak bir dal aradık da bulamadık.
Kime kalbimizi açtıysak emanet diye,
Geriye hep kırık dökük anılar topladık.
....,,🥀🥀,,.....
Bizde isterdik elbet bir gözün içinde kaybolmayı,
"Korkma, ben varım" diyen bir sese uyanmayı.
Taşımaktan yorulduğumuz bu ağır dünyayı
Bir kalbin sıcaklığında temelli unutmayı.
Ama ne vakit uzatsak umut dolu ellerimizi,
Boşlukta kaldı usta, ayazda kaldı parmaklarımız.
Bir bir dökülüverdi yapraklarımız dalından,
Yarım kaldı en güzel, en masum şarkılarımız.
....,,🥀🥀,,.....
Şimdi kalkmış bize sevdadan bahsederler,
Gönül kapısını kapattık diye sitem ederler.
Bilmezler ki kaç kez vurulduk en derinimizden,
Kaç kez sırtımızdan vurdu o çok sevilenler.
Biz sevgiden kaçmadık usta, biz güveni kaybettik.
Bizi saracak o büyük şefkati bulamadık.
Yorulduk her köşe başında bir maske görmekten,
Bu yüzden kendi kabuğumuzdan dışarı çıkamadık.
....,,🥀🥀,,.....
Dedim ya usta, bizimki sevmek değil, düpedüz intihardı,
Kime can dediysek, canımızı söküp alacak kadar yardı.
Biz her gece kendi cenazemizi kaldırdık odalardan,
Kimse bilmedi, içimizdeki yangın kaç şehri yaktı.
Söyle şimdi, hangi su söndürür bu cehennemi?
Hangi el iyileştirir et tırnaktan ayrılmış gibi?
Biz sevdik mi cehennem evimiz olurdu usta,
Şimdi külü kalmış bir viraneyiz, gör halimizi...
....,,🥀🥀,,.....
Sırtımızda bin hançer yarası, sızım sızım sızlar,
Gözümüzden akan yaş değil usta, kanlı kışlar.
Biz o sığınacak limanları çoktan yaktık gemilerle,
Artık ne batan güneşe inancımız var, ne doğan güneşe.
Kavruldu ciğerimiz, nefes her çekişte batıyor,
Sol göğsümün altında bir mezarlık yatıyor.
En çok da ne koyuyor biliyor musun usta?
Biz can verirken, o ellerin keyifle kadeh kaldırışı dokunuyor.
....,,🥀🥀,,.....
Şimdi hangi kitaba sığar bu acının tarifi?
Hangi derviş kaldırır bu ağır tekbiri?
Bizi bu karanlığa gömenler, diri diri yakanlar,
Gidip başka kollarda cenneti arıyorlar.
Adaletini sevdiğimin dünyası işte usta;
Biz burada kahrımızdan her gün bin kez ölürken,
Bizi bu hale getirenler zerre utanmıyorlar.
....,,🥀🥀,,.....
Yansın usta, yansın bu dünya, zaten yıkılacak yerinden,
Biz payımızı aldık acının en derininden.
Artık ne aşk iyileştirir bizi, ne şefkatli bir el,
Biz yangının ta kendisi olmuşuz, bizden uzak dursun ecel.
Kül olduk usta, daha ne kadar yanacağız?
Bu kapkara dünyada, kör kuyularda kimin için ağlayacağız?
Bizi taşıyacak bir sevda yoktu, hiç olmadı,
Biz sadece kendi alevimizde kavrulup kalacağız...
....,,🥀🥀,,.....
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 20:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!