-Ahmet Usta, hadi çocuklar seni bekliyor.
-Tamam geliyorum.
Hemen toparlanıp nasıl da çıkıverdi. Koca salonda ışıklar sönmüş, yalnız bir mum canlı bırakılmıştı zifiri karanlıkta. Mumun nazlı nazlı salınımları salonun kuytularını okşuyordu. Usta sıvadı kollarını ve başladı tek marifetini sergilemeye.
Önce işaret parmaklarını birbirine kenetleyip, baş parmaklarını da usulca bitiştirerek bir kelebek yaptı. Mum alevinin de yardımıyla sanki duvarda oradan oraya uçan canlı bir kelebek varmış gibi gözüküyordu. Sonra bir kuş, köpek, deve, hindiler daha birçok cansız gölge, canlanıyordu sanki ustanın hünerli elleriyle.
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam
Devamını Oku
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta