-Ahmet Usta, hadi çocuklar seni bekliyor.
-Tamam geliyorum.
Hemen toparlanıp nasıl da çıkıverdi. Koca salonda ışıklar sönmüş, yalnız bir mum canlı bırakılmıştı zifiri karanlıkta. Mumun nazlı nazlı salınımları salonun kuytularını okşuyordu. Usta sıvadı kollarını ve başladı tek marifetini sergilemeye.
Önce işaret parmaklarını birbirine kenetleyip, baş parmaklarını da usulca bitiştirerek bir kelebek yaptı. Mum alevinin de yardımıyla sanki duvarda oradan oraya uçan canlı bir kelebek varmış gibi gözüküyordu. Sonra bir kuş, köpek, deve, hindiler daha birçok cansız gölge, canlanıyordu sanki ustanın hünerli elleriyle.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta