Unutulmuş şiirin Köşesi

Rüstem Badıllı 3
301

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Unutulmuş şiirin Köşesi

Gökyüzü, pas tutmuş bir çatı gibi yıkılıyor usul usul,
Binalar dizilmiş askıya alınmış hayaller gibi,
Sokaklar, yaralı bir yıldızın son nefesi,
Ve bizler, o sokağın köşesinde unutulmuş bir şiir.

Zaman, bir karga gibi, çalıyor gölgelerimizin tüylerini,
Kelimeler boğuluyor boğazımızda,
Ne çok aç kaldık gerçeklere,
Ve ne çok sattık yalanlarımızı, pazar yerinde.

Her sabah, güneşin eli cebimizde,
Ve biz, ceplerimizi ters çevirirken,
Buluyoruz sadece yitik umudun çıtırtısını,
Kışın ortasında açan bir gül gibi, dikenlerle sarılı.

Kalemlerimiz, isyanın harfleriyle dolu,
Ama dile gelen sesler,
Bir çocuğun düşürdüğü balon gibi,
Gökyüzünde patlıyor, dağılıyor sessizliğe.

Gözlerin, en ince alay,
Saklıyor şehrin kirli aynasını,
Bir zamanlar aşk vardı,
Şimdi sadece ekşi bir tebessüm kaldı cebimizde.

İnsanlar, betonun içinde sıkışmış hayaller,
Ve biz, onlara anlattıkça susan şehir,
Çığlıkların yankısı olmalıydı şiir,
Ama şimdilerde, sadece bir dizi unutulmuş kelime.

Değişmeyen gerçekler, sokak lambalarının altında gezinir,
“Yaşamak, bazen kendinden kaçmaktır” diye mırıldanır gece,
Ve biz, kaçarken, hep buluruz kendimizi,
En karanlık köşelerde, en çarpık aynalarda.

Gözünü aç;
Dünya bir ayna;
Ne kadar kirletirsen, o kadar yansıtır seni,
Ve yüzünde yazılıdır tüm hikâyeler.

Rüstem Badıllı 3
Kayıt Tarihi : 27.5.2025 03:19:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!