Unuttum karlı bir akşam babamın sobada kestane pişirişini.
Darbukacı Tezgül ablayı ya da Trakyalı Fahrettin abiyi.
Her bayram elini öpmeye giderdim de, kendine has şivesiyle beni sorardı.
Giderken de elime para sıkıştırmasını bırakmazdı.
Unuttum en son çocukluğumda gittiğim memleketimin tandırda pişen ekmeğini.
Çocukluk arkadaşım Gökhan'ı, Doğan'ı, Rıdvan'ı, Ali'yi Veliyi.
Unuttum cebimde 5 kuruş yokken, okulun yolunu cıvıldayarak arşınladığım o günleri.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




maziye duyduğunuz özlemle burnumuzun direklerini sızlattınız çok başarılı buldum genç kardeşim nicelerine.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta