Bir un çuvalı gibi,
Yerçekiminin rengârenk yedi kat altına iniyordu sanki.
Salmıştı kendini akan rüzgârın kızıl saçlarına, umursamazdı kimseyi.
Hiç ses çıkartmadan, vedasızca…
Gel desem gelemez artık, koklamam imkânsız.
Eski yeşillere dönelim desem dönemez artık, ayrıldı yollarımız.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta