UMUTSUZLUK ÖZLEMİ
Ben; meçhulü, bilinmezi, ulaşılmazı sevdim.Ben,kalbimin yolları üstünde dilenenleri ve o yolların kaldırımlarında bağdaş kurmuş bir şekilde oturup efkar dağıtanları sevdim.Ben,gönül bahçemin çiçeklerini sulayanları değil, kurutanları,kırpanları, koklayanı değil koparanları sevdim.Ben, olanı değil olmayanı sevdim.Ben bilinmez bir zamana yolculuk yapıp, zamanın ve mekanın sınırsızını aradım.Ben sevginin bulunmazını,tanınmayanı ve görünmeyeni sevdim.
Ben, yalnızlığı sevdim.Girdiğim her odada, yürüdüğüm her yolda, baktığım her yüzde, gördüğüm herşeyde yalnızlığı aradım ve bulduğum her yalnızlığı, yalnızlığıma ekleyip, kendimi kalabalıkların arasına atmayı sevdim.
Ben, kırılan umutlarımı, yok olan ümitlerimi sevdim ve onlara bağlandım.Onlara bağlanıp, onları sevip umutsuzluk içinde hep bir parça umudu aradım.Daldan kopan yaprağın, bir daha aynı ağacın aynı dalının aynı yerinde olma umudu gibi.Hep umutsuzluk özlemiyle yaşadım.
Ben, yitirilişlerimi sevdim.Her kaybetmede kazanan yanlarımı ve kazandıklarımın ötesinde yitirdiklerimi ve bu yitirilişlerin bana çektirdiklerini sevdim.
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta