Merhaba, Umut Yurdusar Anadolu halk ozanları arasında, özelliklede yaşayanlara bakıldığında, dünyada ve ülkemizde değişen değerler ve bozulan ilişkiler bağlamında ozanlık geleneğini hurafeden ve gelenekçilikten kurtaran ve emeğin yüce değer olduğunu yaşayışlarıyla bizlere özümseten halk kahramanlarının izinde olan birkaç yürekli ozanımızdan biridir.
Günümüzün tüm yozlaşmalarına ve insanı onursuzlaştıran ve emperyalist ülkelerin sömürü politikalarına alet eden yöneticilerin ve kuvvetlerinin karşısında, yoksul ve bilinçsiz halkın işitme, bilgilendirme ve sorgulama mekanizması ozanlar olmuştur. Tabi tüm ozanım diyenlerin aynı nitelikte olup bu görevlerini yerine getirdiği söylenemez. Çok ozanım diyenler görülmüştür toplumu gericiliğe sürüklemeye ve varlığının devamı için bırakın ozanlık mertebesini insan onuruna yakışmayan tüm davranışları sergilemişlerdir.
Ozanım diyen nefsini
Yıktığında ozan olur
Her kirli işe bir çomak
Soktuğunda ozan olur.
Ozanlık su götürmez bir gerçeklikle taraflı olmaktır. O bir sanatçıdır. Sanatçı kaynağını halktan alır ve ona borcunu onun kişiliğine ve değerlerine sahip çıkarak öder. Dinsel, siyasal, cinsel ve tüm sömürü sistemlerini halka açıklamak ve halkın önünde önce kendisi tavır almak zorundadır. İletişim çağındaki dünyamızda, çağının değerlerine sahip çıkabilmelidir. Umut Yurdusar'ın şiirleri incelendiğinde her türden sömürüye ve gericiliğe açıkça karşı çıktığı görülür.
Yurdusar'ım bu dert bana kar eder
Hangi ağa yamağını yar eder
Emekçidir yeryüzünü var eder
Tapılırsa ona tapılmalıdır.
Umut Yurdusar usta çırak ilişkisinden yetişmemiştir ama onun eserlerinde özümseyerek dinlediği ozanların yüreklerini görebilirsiniz. Bloklar yıkıldığından beri tek süper güç olduğunu her seferinde hiç utanmadan dünyanın her hangi bir yerinde her hangi bir yoksul ülkesini tüm dünyanın gözü önünde ve yaltakçılarının alkışları arasında en son icatları ile yerle bir eden Amerika, yine tüm dünyadaki yoksul halkların sırtından kazanıyor onursuz yaşam standardını. Dünya Bankası ve imf sine karşı çıkamıyorsak, ülkemizdeki kapitalistlerle bizlere dayattıkları kültürlerine karşı çıkıp mallarına boykot kararları da mı alamıyoruz. eli ayağı bağlı bir kaç sosyalist parti ve birkaç sosyal kuruluşların dışında bunlara karşı pekte ses çıkarılamıyor. Yüzlerce insan F tipi cezaevlerinde can veriyor, yüzlercesi onların seslerini duyurmaya canları pahasına sokaklarda, milyonlarcası açlık sınırında, milyonlarcası işsiz ve ülkemizin halka ait tüm kuruluşları iç ve dış para babalarına peşkeş çekiliyor. Ekranlarda her gün halkı uyutmaya yönelik aşk ve şehvet dizileri poplar toplar ve türlü reyting programları... Bütün bu cümbüşün ortasında hele de darbe çocuklarına insani değerlerden söz edeceksiniz zor. Ülkemizde onurlu insan olarak yaşamak ne kadar zorsa onurlu insanların ozanı olmak daha da zordur. umudun seninle olsun Umut Yurdusar.
Eserleri
1 aranmaz mı 26.05.2006, 2 Ararda arar 26.05.2006
3 Bahar bize biz bahara aşığız 26.05.2006, 4 Başka Yere Yormayınız 12.04.2006, 9 Bizim 26.05.2006, 10 Canım 26.05.2006, 11 Çarığı bitmez 27.05.2006, 12 çekil yolumdan 26.05.2006, 13 Çüş gardaşım 17.06.2006, 14 Donumuz benzer 27.05.2006, 15 Doyması uzak 27.05.2006,16 Dur 27.05.2006,17 Dur Bakalım 06.06.2006, 18 Duramaz ki 06.06.2006, 19 Duruşu belli 20 Duyulmaz mı? 06.06.2006, 21 Güzel 14.06.2006, 22 İnsan savaş istemez 11.06.2006,23 İşçi tulumuyla tepilmelidir 17.06.2006, 24 Nefesinde kan kokusu 26.05.2006, 25 Olur 17.06.2006,26 Öğretmenim 12.04.2006,27 Sen uyu
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!