1952 - Mechul (hos geldi sefa geldi)
Gökyüzü kararanda,
Rüzgar alabildiğine soğuk esende,
Sonbaharda sararmış son yapraklar,
Dalından rüzgar önüne düşende,
Kozada kalan son tohumda,
hep göz göze geldiği,
aşık olduğu toprağa düşmek üzereyken,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



