Müebbet bir seferberlik ilan etti ruhum,
Menzili meçhul yollara doğru,
Suskun çığlıklarımı heybeme koyup,
Faili meçhul iklimlere akıyorum.
Kimsenin ayak iziyle kirletmediği,
Bakir düşlerin eşiğindeyim şimdi,
Ben bu sonsuz firarları yaşarken,
Sen, bütün gidişlerimin durakladığı,
O muazzam çığlığı ol istiyorum.
Çünkü biliyorum içimde biriktirdiğim bin yıllık sükutu
Ancak senin feryadın bozabilir.
Öyle bir haykır ki, kalbimdeki tüm tozlu raflar devrilsin.
Cihan simsiyah bir kefen kuşanmış,
Her yanım zifiri karanlık her yanım duman,
Kendi yıkıntılarımın altında kalmış,
Yitik bir gölgeyim artık.
Dünya, kirpiklerimin ucunda buğulu bir cam gibi puslu,
Getir o bakışlarındaki ihtişamlı şafakları,
Güneşin kadim doğuşu ol,
Kararmış sabahlarımın ufkuna,
Penceremden süzül öyle sessizce,
Sükûnetin o en derin harfleriyle,
Dağıt bu kasvetli sisleri,
Bakışların, yollarımın meşalesi olsun.
Dağıtsın ruhumdaki tüm karanlıkları.
İçimdeki o yorgun, o fersude ses,
Artık bir fısıltıdan ibaret,
Umut, bir mülteci gibi terk ediyor benliğimi.
Bak, nasıl da karardı duygularımın rengi,
Nasıl da bıçak gibi keskin hayallerimin.
Ruhumun çeperine batmasın diye bu hicran,
Gel de merhametinle törpüle keskinliğimi.
Gökyüzü kadar temizdi hayallerim,
Şimdi şehrin isiyle kararmış bir duvar.
Umutlarımın fidanları kurudu,
Gel, sevdanın o ab-ı hayat suyuyla yeniden can ver,
Bütün kederlerimle arama gir, ör o sarsılmaz surlarını,
Bitir bu ruhumu kemiren karanlık karamsarlığı.
Yeniden canlansın içimdeki o masum çocuk,
Dokun köhnemiş sevinçlerimin pas tutmuş tellerine,
Fışkırsın kalbimden gözlerime, kainatın tüm asil güzellikleri.
Bırak bu zifiri karanlıkları masmavi göklerin kucağına,
Tüm varlığım arınırken bu kirli zamandan,
Ben, sadece senin gözlerinin o derin ummanında kaybolayım.
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 12:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!