Musluktan aktı elime
Ulaştım çağlayan sesine
Esine kapıldım coştum
Yüreğim çarpar sevgiye
Bardakla beste yaptım
çatal kaşık dansa çıktı
Bulanık bir gece
Dolanır gelir ince ince
Mahkumum bir çift söze
Kokusunu düşürdü aşk
Çözemediğim bir bilmece
Burkuluyor yüreğim
An oyalamıyor
Kendimle harlanıyorum
Annesinin memesine yapışır
Kanının göletinde bir sabi
Yavrusunun cansız bedenini
Yazmak bana şiir gelir
kendime dönmek efsanedir
Gönülüm coşarsa
Yazmaya her şey bahanedir
Ne zaman yolum düşse sahile
Kamaşır gözlerim maviye
Renk renk kalabalıklaşırım
susarım sensizliğime
Martı geçer kendi aleminde
Durmaz taşınırım
Sen yeşermeden
Böyle şen değildi bu orman
Cömert davranmazdı güneş
Erken gelmezdi bahar
Coşmazdı kardelen nergis
Birlikte açmazdı menekşe sümbül
Kalktı sükut durağından
Gülesi füze avında
Yavaş git akbaba
Yaygarayı sardı edebiyata
Bu daha başlangıç
İndirdi kepenkleri
Yoksul kaldım ardından
Boşluğun kadar sorular
Yosunun ağaca sarması hasret
Yokluğuna sarıyorum
Seni işliyorum
ayın ışıl ışıl yanağına
Aşk karlı dağın körpe çiçeği
Gün kokulu çayır çimen
Kuş cıvıltılarının tınısı
Bingöl pınarlarının beraklığı aşk
Filiz buğusunu güne saklar
Rüzgarın fısıltısına içilir aşk
Gurbetten döndüm
Yaralıyım anam
Metropol tüketti beni
El değdirme,sızılıyor
açık yaralarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!