ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER DESTANI
Baş koydular Büyük Ülkü yoluna,
Şehit oldular bu vatan uğruna.
Mücadele ettiler erkekçe,
Pusulara düştüler kalleşce.
Hedef oldular kızıl kurşunlara,
Ağıtlar yakmıştık biz de onlara.
İstikballerini ettiler feda,
Oldular hepsi de birer şuheda.
Kimisi yaralanıp gazi oldu,
Bir çoğu da Yusufiye’ye doldu.
Zindanları yaptılar Taş Medrese,
Arkalarından kim ne derse dese,
Aldırmadılar hiç söylenen söze,
Yazıyorum bu yiğitleri size.
Satılmışlara karşı direndiler,
Ülkücüler birer Alperendiler.
Vatanın bağrından çıktı yiğidim,
Genç yaşında vuruldu ben şahidim.
Seviyordu hepsi de ülkesini
Duydu milletim Bozkurtun sesini.
Hazreti Hamza’ya yoldaş oldular,
Vurularak birer birer soldular.
Hiç çekinmeden öne atıldılar,
Şehitler kervanına katıldılar.
Kara toprağa verdik hepsini,
Gördük On İki Eylül ötesini.
Ülkümüzdü Türk birliği ve Turan,
Rehberdi onlara Hazreti Kur'an.
Kızılelma ile nizam-ı alem,
İlay-ı kelimetullahtı gayem.
Vatanın bekçisidir ülkücüler,
Türk ırkından çıkan yiğit öncüler.
Bir ülkücü olarak yetiştiler,
Ülkü Ocaklarında birleştiler.
Türk İslam yolunda önder oldular,
Onun için zindanlara doldular.
Çile, zülüm, işkenceyi gördüler,
Dik durup birkere eğilmediler.
Hasret kalmışlardı onlar güneşe,
Başbuğ dediler Alparslan Türkeş'e.
İtaat ettiler liderlerine,
Selam olsun bu ülkü erlerine.
Zindandan darağacına çıktılar,
Ahmet Kerse, Selçuk Duracık’tılar.
Urganı boğazına takandılar,
Pehlivanoğlu, Fikri Arıkan’dılar.
Şehit oldular Tekbir getirerek,
Gittiler Allahüekber diyerek.
Önce kıldılar iki rekat namaz,
Bu koçyiğitler hiç unutulamaz.
Tekme artılar idam sehbasına,
Kavuştu koçlarımız Mevlasına.
Bir sabah idam oldu Mustafa'mız,
Dedi devam edecek hak davamız.
Ben ölürüm milliyetçilik yaşar,
Mustafa'nın sesi zindanı aşar.
Kurban edilmişti koçlar Allah'a,
Gelmez böyle bir nesil hiçbir daha.
Dünyadan göçen heybetli dağdılar,
Ali Bülent Orkan, Halil Esendağ’dılar.
Halil'im yağmurlu bir hava ister,
Böyle birgünde beni de asın der.
Kabul olur Halil'imin duası,
Yağmurlu günde bitiyor dünyası.
Allah’a kavuşan yiğit gardaştılar,
Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş’tılar.
Boyluboslu cüsseliydi Cengiz'im,
Kalbimizde yaşayacaktır bizim.
Son isteği soruluyor Cengiz'e,
Bir bayrak ve Kuran verin der bize.
Koklayıp öpüyordu Kur'anını,
Kaydediyordu tarih bu anını.
Cellada hakkını helal et diyen,
Bu koçlarımızdı Hakka yürüyen.
Elazığ'lıydı Cevdet Karakaş'ım,
Suçsuz yere gitti bu ülküdaşım.
İnanmıştı serbest kalacağına,
Dönerim derdi baba ocağına.
Olmamıştı isteği maalesef,
Bu idamlardan duyduk biz çok esef.
Başka bir ülkücü vardı sırada,
Kıyacaklardı ona da burada.
Bizler hepimiz suçsusuz dediler,
İdama giden İsmet Şahin'diler.
Gidiyordu kuru bir iftiraya,
İsmet'im kavuştu Yüce Mevlaya.
Haksız yere astılar dokuz canı,
Üzüyordu idamlar tüm insanı.
Cunta bir sağdan, bir soldan demişti,
Ülküdaşlarımızı katletmişti.
Unutulmaz darağacındakiler,
Şehit olmuştu yiğit ülkücüler.
Dedik vatana feda olsun canım,
Suçsuzca asıldı dokuz fidanım.
Allah Allah diye haykırandılar,
Süleyman Özmen, Kılınçkıran’dılar.
Site yurdundaydı Kılıçkıran'ım,
Onun yiğitliğine ben hayranım.
İftar vaktinde düşüyordu şehit ,
Kılıçkıran'dı elbet bu koçyiğit .
Osmaniye'ye gitti Kılıçkıran,
En önden giden ülkücü kahraman.
Ülkücü şehitlerimin öncüsü,
Milliyetçi Türkiyeydi ülküsü.
Öğretmen okulundaydı Özmen'im,
Acısıyla yıkılmıştı bedenim.
Yazılmıştı onun adına marşlar,
Özmen'e ağlamıştı tüm ülküdaşlar.
Yolladık Özmen'i Eyüp semtine,
Selam olsun bu ülkü şehitine
Alperen atalarına uydular,
İmamoğlu , Dursun Önkuzu’ydular.
İmamoğlu'nu vurdular okulda,
Otuzbeş kuruşu kaldı akılda.
Kalmamıştı cebinde hiç parası,
Budur ülkücünün acı yarası.
Yemek yememişti üç gün boyunca,
Kahrolduk hepimiz bunu duyunca.
Yolcu etmiştik Yusuf'u Bursa'dan,
Rahmet etsin ona Yüce Yaradan.
Bir diğer şehidim Dursun Önkuzu,
En ön safta yer aldı bu kuzu.
Okumak için gelmişti Zile'den,
Ölüm haberiydi bizi kahreden.
Ne günahı vardı bu gardaşımın,
Yaktılar canını ülküdaşımın.
Patlattılar Dursun'un ciğerini,
Şehit ettiler bu ülkü erini.
Vahşice tırnaklarını söktüler ,
Dursun'umuzun kanını döktüler.
Üçüncü kattan attılar Dursun'u,
Zile'de toprağa verdik biz onu.
Yapmışlardı insafsızca işkence,
Yazık değilmiydi bu bizim gence .
Zile'nin çileli cesur evladı,
Kıyamete denk söylenecek adı.
Anacağız bizler onu herzaman,
Unutulmaz elbette bu kahraman.
Anasının biricik kuzusu,
Milliyetçi Türkiyeydi arzusu.
Bir Kasım ayında pusuya düştü,
Yiğit Dursun'um bu dünyadan göçtü.
Dursun adı söylenir dilerde,
Hatırası yaşıyor gönüllerde.
Ülkü yolunda en önde gittiler,
Alper Tunga, Hüseyin Cahit’tiler.
Cami avlusunda vurdular Alper'i
Hakka kavuştu bu ülkü neferi.
Şehit oluyordu abdestli iken,
Tüylerimiz olmuştu diken diken.
Hüseyin Cahit Aküzüm vuruldu,
Musalla taşında toyu kuruldu .
Avukatlık yapmaktı onun mesleği,
Şehit olmaktı elbette dileği.
Vatan millet için şehit düştüler,
Alper Demir , Alparslan Gümüş’tüler.
Alper Demir'im de Keçiören'den,
Ölüm haberiydi bizi kahreden.
Şehit olmuştu Bahçelievler'de,
Acısı yaşıyor tüm yüreklerde.
Gazinin yiğidiydi Alparslan'ım,
Unutulurmu hiç bu kahramanım.
Tarihe geçmişti onun bir sözü,
Oğuz neslindendi onun da özü.
"Vatanın ha ekmeğini yemişim ha uğruna bir kurşun",
Diyen bu koçyiğidimi heryerde devamlı konuşun.
Alparslan Gümüş'üm Bolvadinliydi,
Gazi Eğitim'de cesur biriydi.
Türk ırkının çağlayan seliydiler,
Hikmet Tekin, İlhan Darendeli’ydiler.
Hikmet Tekin Belediye Başkanı,
Bingöl'de toprağa akmıştı kanı.
Sevmişti onu bölgenin tüm halkı,
Vardı onun başkasından da farkı.
İnsanlığı ve efendiliğiyle,
Tanınmıştı o ülkücülüğüyle.
Yaşama hakkı vermediler ona,
Kavuşmuştu Hikmet'im Yaradan'a.
Gazeteciydi İlhan Darendeli,
Kalem tutardı onun iki eli.
Toprağa vermiştik onu Tarsus'ta,
Söylenecek çok şey var bu hususta.
Saymakla bitmez şehitlerimiz,
Onlardı bizim ülkü devlerimiz.
Erdem Arabacı, Yahnici’ydiler,
Ülkücü Türk milliyetçisiydiler.
Gazide öğrenciydi Erdem'imiz,
Şehit olmaktı bizim kaderimiz.
Tabuta sığmaz Ercüment Yahnici'm,
Yanmıştı yüreğim kavruldu içim.
Çapraz ateşle evinin önünde,
Kıymışlardı ona bir kış gününde.
Başbuğumuzda gelmişti kabrine,
Kürekle toprak attık üzerine.
İnançları ile gurur duydular,
Hüseyin Kurumahmutoğlu'ydular.
Seherde okunurken ezanlar,
Mamak zindanında destan yazanlar.
Sabah namazında kıbleye durdu ,
Hain bir el onun başına vurdu.
Başında vardı onun bir takkesi,
Zindanda veriyordu son nefesi.
Bağlıydı Hüseyin dine Kur'ana,
Takke takmak yasak dediler ona.
Çıkartmadı başındaki takkeyi,
Yasa boğdu Hüseyin Türkiye'yi.
Çıkıyordu onun ruhu semaya,
Götürüldü cenazesi Bafra'ya.
Uygur Türküydü Veli Can Oduncum
Zindanda şehit düştü benim koçum.
Baki Yeşiloğlu efsane yiğit,
Zindanda şehit etti onu bir it.
Ülkücü işçilerin kahramanı,
Mezar oldu Balıkesir zindanı.
Şehabettin Ovalı ülküdaşım,
İntikamımızı aldı gardaşım.
Kanı yerde kalmadı Baki'mizin,
Kahrolsun demiştik biz kominizim.
Ovalı'yı ise ettiler idam,
Zindandan göçmüştü bu yiğit adam.
Mehmet Güneş ise Kırıkkale'den,
Yeşiloğlu'nun ardındandı giden.
Şehitler vermiştik bizler peş peşe,
Dayanmazdı yürekler bu ateşe.
Hergün kaldırıyorduk bizler cenaze,
Kolkanat olmuştuk tüm ülkemize.
Necip Altınok evinin önünde,
Şehit düşüyordu bir kış gününde.
Şehitler veriyorduk her bölgeden,
Bu ülkücülerdi en önden giden.
Bozkurtum Kemal Fedai Çoşkuner,
İzmir'de toprağa düştü bu nefer.
Ülkücü hareketin Fedai'si,
Gazeteci ve yazardı kendisi.
Maddeci felsefeye uzaktılar,
Recep Haşatlı’yla, Gün Sazak’tılar.
Hain bir pusuyla gitti Sazağım,
Sazak köyünde kuruldu otağım.
Tertemiz etti Bakanım gümrüğü,
Gün Sazak'tı hepimizin büyüğü .
Kominist kurşunuyla vuruldular,
Saim Ayaz , Mustafa Erol'dular.
Tabut bulunmaz Mustafa Erol'a,
Karlı bir kış günü düşmüştük yola.
Battaniyeyle aldık omuzlara,
Göz yaşı döktük bu korkusuzlara.
Erol Türkmen görmüşdü çok işkence,
Etlik'te şehit ettiler kahpece.
Onları sarmıştık biz kefenlere,
Selam olsun toprağa düşenlere.
İskender Karyağdı, Fatih Koyuncu,
Yusuf Bahri Genç ve İsa Oduncu.
Ali İncekara, Ali Çakıcı,
Şehitlerimizdi başımızın tacı.
Ülkü yolunda şehit düştü onlar,
Kahrolsunlar onları vuranlar.
Süleyman Aslan ile Zakir Alkan,
Olmuşlardı bu vatana bir kalkan.
İkisi de düşmüştü yanyana,
Bu acıya yürek nasıl dayana.
Yiğitleriydi onlar Erzurum'un,
Neydi günahı bu iki yavrumun.
Kanlar içinde kalmıştı ikisi,
Gözyaşına boğuldu ailesi.
Ne günler yaşadık bizler ne günler,
Oluyordu hergün birçok ölümler.
Orhan ve İrfan Öğütçü kardeşler
Şehit etmişti onları kalleşler.
Vurulmuştu onlar üç yıl arayla,
Babası nasıl yaşar bu yarayla.
Size koministler nasıl kıydılar,
Evladı babasından ayırdılar.
İstanbul'un yiğit ülkücüleri,
Unuturmuyuz bizler hiç sizleri.
Derdimi deşmeyin yaram çok derin,
Ruhları şad olsun bu şehitlerin.
Kan çanağına dönmüştü gözlerim,
Tüm şehitlerimi ben çok özlerim.
Mustafa Taştangil , Murat Oğuz'um
Genç yaşta gitmişti bu iki kuzum.
Mustafa henüz daha ondördünde,
Zile'de kıydılar ona bir günde.
Defnedildi Önkuzu'mun yanına,
Emanet ettik vatan toprağına.
Murat Oğuz'um Yenimahalle'den,
Kızıllardı onları şehit eden.
Oktay Orbey teşkilat başkanımız,
Fatsa'da şehit oldu bu canımız.
Kurdu orada Ülkü Ocağını,
Açmıştı hareketin sancağını.
Takip ediyordu kızıllar onu,
Hazin bitecekti Orbey'in sonu.
Kan revan içinde gitti acile,
Aman Yarabbi bu nasıl bir çile.
Tuzak kurmuşlardı itler kendisine,
Fırsat vermediler tedavisine.
Kalleşçe oldu onun bu ölümü,
Hastahanede boğdular gülümü.
Benim çok kahraman yiğit Orbey'im,
Onsuz bu dünyaları ben nideyim.
Bir de Mahmut Özkan'ın hikayesi,
Ağlatıyordu duyunca herkesi.
Mahmud'um da çileli ülküdaşım,
Ocak önünde vuruldu gardaşım.
Demişti "ocak önünde otursam,
Hergün Gazetesi açıp okusam."
"Şehit olmak isterim bu esnada,"
Mahmudu vurdular tam bu sırada.
Kabul olmuştu onun bu dileği,
Mangal gibiydi Mahmud'un yüreği.
Destan yazmıştı Fatsalı yiğitler,
Onları şehit etti kızıl itler.
Reyhan ve Beyhan Kuzu kızlarımız,
On ikisindeydi yavrularımız.
Evlerini basmışlardı Fatsa'da,
Unutmam bunu zamanlar dursada.
Akıyor benim iki gözümden yaş,
Nasıl dayanalım biz buna gardaş.
Ayhan İnal ile Mahmut Can'ımız,
Fatsa' da toprağa aktı kanımız.
Kötü olacaktı ülkemin hali,
Engellediler kızıl bir işgali,
Fatsa'da ellidört ülküdaşımız,
Karatoprağa düştü gardaşımız.
Ah hangi birini yazayım size,
Sahip çıkmıştı onlar ülkemize.
İhtiyarı genci ve binlercesi,
Vatan için şehit oldu nicesi.
Bir devrin çileli ülkücüleri,
Anadolumun cesur yiğitleri.
Yaşar Özcivlez'im, Adil Yavuz'um,
Vurulmuştu benim bu iki kuzum.
Hikmet Yıldırım ile Emin Türker,
Karadenizliydi bu koçyiğitler.
Sabri Tabak ve Ziya Ağırbaş'ım,
Bu davaya kan verdi ülküdaşım.
Adana'lıydı Ayşe Çetinkaya,
Bir akşam üstü kavuştu Mevlaya.
Makina mühendisim Dursun İnce,
Ankara'da kıymışlardı bu gence.
Yanında da vardı dört ülküdaşı,
Hepsi oldu ona kader yoldaşı.
Onlar Ahmet Çelik ve Baki Aslan,
Hikmet Zağlanmış ile Refik Aslan.
Bir anda gitti beş ülküdaşım,
Kızılay'da şehit düştü gardaşım.
Bu vatana canlarını verdiler ,
Onsekizinde Erhan Cengiz'diler.
Tutuldu Erhan kurşun yağmuruna,
Can veriyordu bu vatan uğruna.
Darıca'dan uğurladık Cengiz'i,
Şehit edilmesi çok üzdü bizi.
Hürcem Gürsoytırak ülküdaşımız,
Keçiören'de vuruldu gardaşımız.
Karşıyaka'ya gitti cenazesi ,
Ağlattı Hürcem katılan herkesi.
Adanalıydı Mürüvvet Kekillim,
Tabut tutmaktan bitkin düştü halim.
Onun evini bastılar bir gece,
Mürüvvet şehit edildi kalkeşçe.
Beş çocuk annesiydi Mürüvvet'im,
Maalesef çocukları kaldı yetim.
Gaziantep'teydi Mehmet Çapar'ım,
Şehit düştü merkez ilçe başkanım.
Osman Gedikli ile Osman Ağar,
Kahpe kurşun üzerlerine yağar.
Vurulmuştu benim iki Osman'ım,
Onlardı elbet yiğit kahramanım.
Balıkesirliydi Yaşar Topçu'muz,
Kahpece vurulmuştu bu koçumuz.
Doğudan, batıdan ve de güneyden,
Şehitler vermiştik bizler her ilden.
Kanımızla bu vatanı suladık,
Şehitlere hep birlikte ağladık.
Öğrenciydi yiğit Hasan Şimşeğim,
Demişti ki vatan benim herşeyim.
Toprağa düştü vatanı uğruna,
Katılmıştı şehitler kervanına.
Uğurladık Hasan'ı Kütahya-dan,
Bir ülkücü daha göçtü dünyadan.
Altay’dan gelen Oğuz boyluydular,
Şehitim Fırat Çakıroğlu'ydular.
İzmirde kıydılar Çakıroğlu'na ,
Feda oluyordu Ülkü Yoluna.
Okul bahçesinde düştü gardaşım,
Kan kaybından gitmişti ülküdaşım.
Olacaktı o tarih öğretmeni,
Musalla taşına kondu bedeni.
Maalesef son bulmuştu istikbali,
Kan revan içindeydi onun hali.
Ne hallerle büyütmüştü annesi,
Yıkmıştı Fırat'ı bıçak darbesi.
Babayiğitti ve boylubosluydu,
Bu solan yiğidim Çakıroğlu'ydu.
Daha sayısız şehitlerimiz var,
Kalplerde yaşar sonsuza kadar.
Altın harflerle yazıldı adları,
Türk milletinin öncü Bozkurtları.
Gönderdik hepsini yüce Rabbime,
Şehidi unutmakmı ne kelime.
Yapmıştı onlar vatanı müdefa,
Yad edelim şehitleri her defa.
Onları yazmak sayfalara sığmaz,
Neler yazsak onların hakkında az.
Vatan için yemişlerdi kurşunu,
Unutmayız onların duruşunu.
Hepsi birbiriyle kardeştiler,
Büyük ülkü yolunda birleştiler.
Vatanı korumaktı görevleri,
Hepsi de kahraman ülkü devleri.
Geçtiler anadan yardan ve serden,
Allah razı olsun tüm şehit erden.
Kalemizde onlar bizim burcumuz,
Şehitlere vardır minnet borcumuz.
Örnek almıştı onlar Kürşad’ını,
Tarihe yazdık hepsinin adını.
Türk İslam ülküsüyle yoğrulan,
Bu şahsiyetlerdir Hakka doğrulan.
Türk İslam ülküsüne kan verenler,
Bu davayı omuzlar Alperenler.
Çalıştılar vatan millet yolunda,
Gitti hepsi de bu vatan uğrunda.
Yiğitleri ülkücü hareketin,
Koruyucusuydular memleketin.
Koruyalım bizler de ülkemizi,
Unutmayalım şehitlerimizi.
Genç yaşta kara toprağa düştüler,
Hepsi de birer yiğit Türkeş'tiler.
Şehitlerimizi ,Türkeş’imizi,
Yad edelim bütün kardeşimizi.
Yakalım onların meşalesini,
Duyuralım ülkücünün sesini.
Işık saçmıştı onlar yolumuza,
Davanın lideri Başbuğumuza.
Selam olsun hepsine de birden,
Razıdır bu millet ülkücülerden.
Sevmişlerdi onlar Türkiye'sini,
Ruhlarına okuyalım Yasin’i.
Şehitlerimin ruhları şad olsun,
Allah bu asil milleti korusun.
Kılıçoğlu anlatır şehidleri,
Yaşayacaktır elbet ülküleri.
Yazdıkça onları yüreğim yanar,
Bu fakir burada hepsini anar.
Bunlardan birçoğu arkadaşımdı,
Hepsi de benim de ülküdaşımdı.
Vatan toprağı düşmana verilmez ,
Şehitler ölmez bu vatan bölünmez,
RUHLARI İÇİN EL FATİHA
Şair ve yazar
Mesut Kılıçoğlu
Yozgat - Çekerek doğumlu
78 kuşağından Keçiören ülkücüsü
(Namı değer Komando Mesut )
ANKARA
Mesut KılıçoğluKayıt Tarihi : 23.11.2025 15:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!