Sürgündür ülkem
Kan kokar kaldırımları,kordon boyları,
meydanlar savaş alanları,
Beklerken yarını bir çiçeğin eskiyen gülüşünde
Bir çocuk düşer ateşe,bir menekşe boynunu büker,
Zaman ıslatır zalimliğiyle sokakları,acı bir tarih yazılır,
Sürgündür ülkem ey halkım,
Koyun sürüleri otlamaz dağlarımda,
Ucuzdur günler,Şafağına güneş çakmaz,
Eskimiş urbalar giyer bulutlarım,yoksullaşır gökyüzüm,toprağım.
Sürgün kokar ülkem,belki bir özgürlük türküsünde şaha kalkarım.
ABDİL IŞIK 11.12.2011
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




Şiirinizle tanışma adına...
Nazım'ın şiirini çağrıştırdı şiiriniz Abdil Bey, Kardeşim.. Ne diyordu 'Davet' şiirinde:
'DAVET
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...'
Evet, bu hasret bizim... 'Kendi ülkemizde sürgün gibi' değil, hür ve kardeşçesine yaşamak...
Tebriklerimle..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta