Bu gün hava yine esiyor, serin ve rüzgar ıslık çalmakta sanki.
Ne kadar da severdin denizden gelen serin havayı.
Efil,efil estikce,haydi güzel bir çay demle de içelim birlikte derdin.Tavşan kanı olsun.
Otururduk balkona,bahçeyi ve denizi seyrederdik.
Çayımızı yudumlarken,dalgalar ve denizle birlikte sohbet ederdik.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Anıların girdabında hüzünle sarmalanmış dizeler.
Kutluyorum Nilüfer Hanım.
anıların gölgesinde deniz kukolu bir şiirdi..tebrik ederim kaleminizi sevgilerimle*
Bitimsiz sevgilerin terennümü.. Temiz yürekten çağlayan bir duygu seli, özlem seli. Güzel etkili bir anlatım. herşey gönlünüzce olsun. Başarınızı tam puanla kutluyorum.. saygılarımla.
Mısralar yumruk gibi oturdu boğazıma
Bir hüzün rüzgarı var kulaklarımda.
.....Nekadar güzel ve etkili bir anlatım bu, kutlarım.
Efendim yüreğinize sağlık çok güzel kaleminiz daim olsun
Şimdi yine balkondayım,denizi senin gözlerinle
Seyretmeye çalışıyor,denizle söyleşiyorum.
Çayımızı demledim, tavşan kanı misali olmuş
Ağzına layık,afiyet olsun diyemiyorum.
Masaya iki bardak koydum,birini ben içiyorum
Diğeri de senin için,
İnşallah sana ulaşmıştır,denizin sesi,esintisi
Derin buygularla yazılmış bu dizeleri buruk bir hüzünle okudum..Gönlün hep şen olsun arkadaşım..Sevgiler
zevkle okudum tebrikler Nilüfer hanımefendi
Paylaşım için teşekkürler
Nilüfer hanım ne diyeyim ben şimdi..sözün bittiği yer işte..
Rabbim sabırlar versin size, onun yeri de çok sevdiği deniz gibi engin ve nurlu olsun..
Mutlak ulaşmıştır emin olun..Selam ve sevgilerimle.
Emin olun ulaşmıştır... Ooooo çok hüzünlendim... Allah sabırlar versin... Yürek sesiniz öyle bir geldiki... Keşke kurgu olsaydı diye düşünüyorum... Kutlarımm..................... Sayın GÜMÜŞ...
L. Lerzan ERDİNÇ
Bu şiir ile ilgili 79 tane yorum bulunmakta