çirkin yalnızlıkların
sabaha çıkma vaktinde
en büyük,
en acımasız ışığındaydı ay
çünkü dolunay vaktiydi…
kahrolası yalnızlıklarda
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Askı hic böyle düsünmemeistim. Dizelerinizi okudugumda bunun ne kadar dogru oldugunu gördüm. Gwrcekten benden önce geliyor, beni tutsak ediyor kendine.
Tebrikler bu duygulari tatmamiza vesile oldugunuz icin.
Saygilar......Türkan DİNÇER
Aşkın ukalaya benzetilmesi gayet ilginç.Aslında haklısınız zira apansızın gelir ve kapıyı bile çalmaz,zira kendine pek güvenir nedense.Biz de bıraktığı izlerse yıllarca silinmez,acısıyla tatlısıyla yaşanır veya yaşanmaz.
Erdal bey güzeldi,yüreğinize sağlık.Geceler ilham için birebir.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta