Yurt hayatından kalma bir şeydir. Yola uğurlanmaktan nefret ederim.
Çünkü ayrılıklar hep sancılıdır, sudan korkan bir kedi gibi korktum hep geride kalanların gözyaşlarından. İsterdim ki onlar ağlamasın, ben ağlarım nasıl olsa onlar için uzaklaşıp dönünce şu köşede... En acısı da gölgesinde serinlediğin koca çınarın, babanın ayrılırken gözlerinden dökülen pırlanta renkli damlalar. En çok da ona dayanamazdım..
Buna karşın, uğurlamayı pek severim. Bir saniye daha fazla zaman demek
sevgilinin ardından kopup giden yüreğinle geçirdiğin. İşte o yüzden;
Ayrılıklarda ne söz dinledim, ne sözüm dinlendi.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta