Lakin hayat mücadeleyi isteyip de mücadele etmeyenlerle doluyor
Cesaretli olup korkak davrananlar var
Tok karınla açların payını ayıranlar
Gözyaşı dökmeden üzülenler
Ortaya çıkan kötülükte kendi payını almayanlar
O paya sahiplenip düzeltmeyenler var
Bir gün üstesinden geliriz
Hala tükenmedik ya
Kilisenin de temeline taş taşırız
Camiye de bir şadırvan yaparız
Mum da taşırız Cem evlerine
Bir gün yine iyi insanlar bizi barıştırır
Aradan nice ölümler doğumlar haksızlıklar açlıklar geçtikten sonra
Çeşmeler kurudu
Dostlarım ve ben yaşlandık
Son dinden olanlardan her gün birisi daha sapıttı
Okul okuyup bilgisizleşenlerle çevrelendik
Göz göre göre azalıyoruz
Şimdi yorgunuz
Yaşamın artığı olan ölüler gibi sessiz
Müjde getirip müjdesini alamayan kadar kırık
Bir serinlik bulamayıp güneşin altında çalışan işçi çocuk kadar çaresiz
Karşılıksız aşklar kadar kederli
Şimdi biz kimiz
Bir kadın seversem öptüğü çocuklardan tanırım
Sesinden çıkarttığı tıkırtıdan düşüncesinden parmak izinden tanırım
Özlersem cömertliğinden tanırım
Tedirginliğinden dalgınlığından tanırım
Sonra insan sevdalanmak istiyor
Göz yaşının vahşice ölümleri durduramadığı bu dünyada
Sülhü sevdada arıyor
Sevdanın iki yürek kavgası olduğunu bilmeden
Düşüyor amansız bir cepheye
Sevdadan ölenin şehit düşmediğini bile bile
İnsan nankördür
İki ayaklı iki kulaklı tek ağızlı nankördür
Fırından taze çıkmış kurabiyeler
Dayalı döşeli evler
Çikolatalı dondurmalar
Sıcak tutan kabanlar
Gurbet gurbet büyüyorum
Gurbete gebe kalacak eşim
Kızım gurbet gurbet saçlarını bana ördürecek
Sözlerim dilime gurbet kalacak
Zindan eritecek umudu
Oğul babayı ziyan edecek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!