Yaban mersini dallarını çekiştiren yaramaz çocuklardık
Güzel bahçelerde.
Nar ağacı meyvelerini yere atardı
Bin parçaya bölünen ruhlarımız gibi.
Gelip giderdi gülüşlerimiz
Kırmızı bir salıncakta.
Baş dönmesi gibi geçerdi zaman...
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bizim hiç oyuncaklarımız yoktu,
ama oyunlarımız pek çoktu...
Bende kendi çocukluğuma gittim, bahçelerden elma kopardığımız zamanlar acıkınca karnımızı aluçlarla dutlarla kaysılarla doyurmaya çalıştığımız zamanlar, evet çeşit çeşit oyuncaklarımız yoktu, bilgisayar telefon falan bilmezdik, en alası sade TRT yi çeken bir radyo... Tebrikler ışıl hanım beni bir hayli eskilere götürdünüz
Yüreğinize sağlık ..harika.....
Hatıralar... anılar... İnsana yazdırıyor işte. Yazınca da böyle güzel şiirler çıkıyor. Kutlarım sizi.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta