Gözlerin saplanır yüreğime
Senden uzak hasret akşamlarında
Benliğimi saran özlemin yakar içimi yine
Gözlerin saplanır yüreğime
Hayalin canlanır gözlerimde
İşte bu ayrılık, işte bu veda
Ne gözler “kal” der, ne dudak “elveda”
Bakışlarım donuk, gözlerim nemli
Gözyaşlarımı silme, bu hüznün son demi
Ayrılık; o nehirde boğulmaktır
Hep gidişlerin vururdu beni can evimden
Ilgıt ılgıt olurdu gözyaşlarım, yokluğunda
Beynimdeki düşünceler örümcek ağına saplanmıştı oysa
Cılız bir ışığıyla ölgün bir gece feneri
Güneşte eriyen kar tanecikleri gibiyim, yokluğunda
Bak! Dallarda kanlı sevdalar var
İki mekanı vardı delikanlının
Biri; yüreğini döktüğü, şiirlerini yazdığı odası
Diğeri; sevdiği ile el ele oturduğu ağaç altı
Dostları vardı delikanlının
Belki kendinden çok daha delikanlı dostları
Dostlarını severdi…
Ben belki en güzel şiirlerimi söylemeden,
Öleceğim sessiz, sedasız.
Bir yürek daha haykırmaktan yorulup susacak,
Kimin umurunda?
Bir yürek daha atmaktan yorulup duracak,
Kime ne?
Evden yine erken çıkmalıyım,
Bir sigara yakıp yürümeliyim,
Birden bire sen gelmelisin aklıma,
Sendelemeliyim.
Okula yine erken gitmeliyim,
Gider gitmez kantine oturmalı, yolunu gözlemeliyim.
Yüzünde parlayan iki güneştir
Güneşin yıldızdan farkı gözlerin
Anadır babadır bacı kardeştir
Her türlü yarama sargı gözlerin
Onlar ki göz değil, silahtır bence
Bazen kaçmak istiyorum bu şehirden,
Alabildiğine uzaklara, meçhule…
Meçhulde kendimi bulmak istiyorum.
Belki de seni unutmak, hasret akşamlarında!
Bazen de…
Yüreğim yorulana dek haykırmak sevgimi,
Bana derler ki Uğur Ata,
Bir gün diyecekler nûr içinde yata,
Beni sevenlerin dünyası dünya,
Ahreti güller sümbüller olsun.
11.01.1997 (doğum günümün sabahı)
Ne zaman bir kuş öterse garip garip,
Bir çocuk ağlarsa acı acı,
Karanlık basarsa ağır ağır,
O an bir yağmur yağarsa çisil çisil,
Ve hüzünlenirsen farkına varmadan,
Beni düşün.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!