Ufukta bir leke, dünün karası,
Yüreğinde sızı, bitmez yarası.
Ey yolcu, durma artık o viranede,
Gözünde yaşla, durma pervanede!
Topladığın her dert, her gam, her eser,
Sanma ki göğsünde sonsuza dek sürer.
Hüzün misafir, o kapını çalar,
Açarsan kapıyı kalır sonsuza kadar.
Zamanın nehri durmadan akar,
Dünkü fırtınadan kalan izileri yıkar.
Omuzuna yüklediğin taşları bırak,
Geçmişi fırtına say, dur ondan uzak.
Kararan göğü görsen, aldanma sakın.
Her gecenin ardında bir şafak yakın.
Toprağa düşen tohum, karanlıkta çürür,
Özünde taşıdığı o umutla büyür.
Şimdi başını kaldır, bir bak hele,
Seher yeli, yarın sırrını fısıldar ele.
Ne geçmişin gölgesi, ne de o duman,
Gelecek, elinde yazılan bir destan.
Avucunda tuttuğun o küçük ateş,
Bin bir aydınlık yol açar, bil ki güneş.
Yüreğinde yeşeren her yeni niyet,
Yarına atılan en büyük gayret.
Sil göz yaşını artık, dik dur ve inan,
Kır zincirini, yepyeni bir güne uyan!
O bitmez ve tükenmez gücü ruhunda bul,
Vakur ve sert bir duruşla, yeniden var ol.
Mesut Şefkatlıoğlu
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 16:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!