Hayır demeyeceğim tekliflerine, zaman bana bakmadan ilerliyor
Seninle kiraz mevsimlerinden, portakal bahçelerine uzandığımız
Yollarda ayağımıza takılanlar, taşlar veya otlar değildi sevgilim
Hayatın kendisiydi bilemediğimiz, ve ezip geçtiğimiz aldırmadan
Rastladığımız neler vardı, o salya sümük çocuklar, veya gelmesi zor akşamlar
Son dükkan kapanırken şehirde, bir şişe rakı ve bir ekmek alıp döndüğümüz zamanlar
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



