İşte tam da böyle bir zamanda,
Tütün gibi sarıldık hayata.
Yüreğimiz nasır, yolumuz taş,
Gecenin koynunda bir kor gibi.
Yürürüz —
Gölgesiz yollarda,
Ayak sesimizden ürker şehir.
Arkamızda kimse,
Sadece küfürler — bizden öncekiler gibi.
Uçurum kenarındayız,
Ama düşmeyiz biz,
Çünkü rüzgârı öğrendik en serininden,
Çünkü sevdayı tattık en zaliminden.
Parmaklık ardında yazılı adımız,
Yalnız değiliz,
Çünkü bir isyanın alnında
Terimiz var, kanımız var.
Hey yabancı —
Uzatma elini,
Biz dostu da düşmanı da
Bir bakışta tanır olduk artık.
Deniz alayı sustu,
Fenerin gözü karardı.
Bir esinti koptu içerimizden,
Dağ gibi, taş gibi Yılmaz geçti.
Kavruldu boğazımda umut,
Yandım,
Penceremde senin gülüşünle.
Bir gül yeşerir belki
Yardan ırak da olsa,
Ve nergisler açar —
Dağ başında,
Sadece güneşi görmek için.
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 00:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!