UÇURUMDAN ÖNCE KALAN SES
(Kadın)
Yorgunum.
Bu yorgunluk bedende değil,
ruhumda birikmiş yıllar var.
Herkes geçip gitti içimden,
ben kendime bile uğrayamadım.
Bir adama inandım,
adı sevgi sandığım bir eksiklikti.
Sesini kutsal bildim,
suskunluğunu kader.
Gözlerime bakmadan
yüreğime girdi.
Sonra…
kapıyı kilitlemeden çıktı gitti.
Şimdi herkes bana bakıyor
ama kimse beni görmüyor.
Gülüşüm eğreti,
nefesim yarım.
Uçurumdayım.
Rüzgâr ismimi fısıldıyor.
İki adım sonrası
sessizlik.
“Bitsin” diyorum,
ama içimde bir çocuk
annemin sesini çağırıyor.
Allah’ım…
Ben bu kadar mı değersizdim?
Bir yalan uğruna
kendimden vazgeçecek kadar?
(Erkek)
Dur.
Hayat böyle terk edilmez kızım.
Kim için kırıyorsun kendini?
Sana dokunmadan
seni tüketen biri için mi?
Aşk,
can yakmak değildir.
Aşk,
gözünü kaçırmadan bakabilmektir.
Söyle…
Hiç seni korudu mu?
Hiç “ben buradayım” dedi mi
düştüğünde?
(Kadın)
Sevdiğini söyledi…
İnandım.
(Erkek)
Sevgi sözle olmaz.
Sevgi,
gitmemektir.
Bir insan seni sevdiğinde
uçuruma bırakmaz.
Elini bırakmaz.
Adını yarım bırakmaz.
(Kadın – İç Ses)
Sustum.
Çünkü haklıydı.
Bir kez olsun
beni tutan olmadı.
Sevilmek sandığım şey
yalnız kalmamak korkusuydu.
(Erkek)
Ben de sevdim bir zamanlar.
Adını anınca
kalbim hâlâ sızlar.
Elini tutamadım,
saçına dokunamadım.
Ama bilirdim…
Canıma kıysam
ona kıyamazdım.
Gerçek sevgi budur kızım.
İnsanı hayatta tutar,
hayattan koparmaz.
(Kadın)
Peki ya şimdi?
O sevdiğin nerede?
(Erkek)
Toprağın altında değil.
Ama hayattan vazgeçti.
Burası derler ki
“aşıkların düştüğü yer”.
Oysa burası
karşılıksız sevdaların mezarıdır.
Ben her gün buradayım.
Çünkü biri daha düşmesin diye
bekliyorum.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 15:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!