Kafamı kaldırdım. Bulutlara baktım. Hiç bu kadar güzel olduklarını fark edememiştim. Gökyüzü masmaviydi. Pırıl pırıl bir güneş, sanki özgürlüğümüzü ilan edercesine daha canlıydı. Bunlar çok yabancıydı bana.
Kuşlara özenmiştim yıllarca. Cezaevinin tepesinden geçerlerken, haykırırdım onlara.
“ Beni de alın yanınıza. Özgürlüğün ne olduğunu öğretin bana. Kanatlarınızda, dolaşayım dünyayı. Özgürce…. “
Anlamazlardı benim niye bağırdığımı. Hayal kırıklığıyla bakardım arkalarından. Bildiğim bileli oradaydım. Demir parmaklıklar arkasında. Kendime sorular sorardım; çoğu kez.
Ellerin neden soğuk,üşümüş müsün?
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış
Devamını Oku
Gerçek misin,düş müsün?
Kar mı yağdı sokaklara,rüzgar mı esti?
Üşümüş müsün?
Odaları bir büyük sessizlik almış




Sevgili Hülya hanımefendi öykünüzü okurken sanki aynı anları yaşadım ve çok etkilendim. bu güçlü kaleminizi gönülden kutluyorum. Bilal Esen
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta