Kara sabanın ardına takılma vaktidir
Boyunduruk öğrendire saban demiri
Zevla teker kayış çemberi oku yivi
Doğduğumuzda bilirdik mısırı buğdayı
Babamızın ağabeyimizin amcamızın
Bir ay maden ocaklarında bir ay köyde kaldığını
İş bölümü kendiliğinden ayrılmıştır köyde
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




eline gönlüne sağlık üstadım zevkle okudum şiirini. içten duygularla tebrik ediyorum.
Kıymetli şairimi ve güzel dizelerini yürekten kutlarım.Tebrik ve selamlarımla.
Anadolu insanı çabuk büyür iş çoktur , güzel anlatımdı yüreğinize sağlık , saygılar + ...........asena
Duygu dolu anlamlı bir çalışma
yüreğinize sağlık tebrikler Muharrem bey.
Duyguların özünde,
kurgulanmamış anlarda olalım.
Aşılır güçlükler,
aşınmamış işlenmiş sevgiyle
kucaklaşalım diyor gönül sesiniz.
Her zamanki gibi Harika dizeler Saygılarımla
Bazen duygular vardır hayat serüvenimizde gönlümüze başrol olarak seçtiğimiz.duygular vardır, yüregimizde kare kare işledigimiz.. yıllar sonra unatamadıklarımızı hatırlattı.şiir gibi bir şiir okudum ve duygulandım .. kutlarım efeindim saygılarımla listemde...
Onca yıl öncesini bu kadar ayrıntıyla anımsayabilmek muhteşem bir hafıza güzü her şeyden önce. Hele de tatlı ve akıcı bir serbest şiir dili olunca keyifle okunacak bir şiir olmuş. Kutlarım Muharrem bey... Bakalım kaçıncı sıfa kadar devam edecek bu seri şiir... Nice mutlu yıllara... Esenlikle...
Kimden : Dost Şeref (Bay, 64)
Kime : Muharrem Akman
Tarih : 28.12.2014 00:34 (GMT +2:00)
Konu : Yn: Yeni bir şiirmle herkese iyi günler
toprak ve köy kokulu nadide bir eser okudum saygın kaleminizden üstadın ne kadar uzunsa o kadar da akıcıydı yalın ve sade bir dil kutluyorum üstadımı
Folklorik bir hazine gibi şiir.. Bir dönem bütün çıplaklığıyla dile gelmiş
üstadın kaleminden manzum bir tasvir mahiyetinde
Eyvallah
İkinci sınıftan üçüncü sınıfa geçince işler de büyüyor, sorumluluklar da demek ki...
İşte 'köy...' İşte üreten insan.. İşte emek...
Öyle 'söğüt gölgesinde yatarak' büyümek yok... Her yaşın bir görevi, aileden her kişinin alınteri olacak.......
Çok etkili bir anlatım.. Kutlarım Muharrem Bey, Kardeşim..
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta