Çınarcık’ta devasa bir çınar var.
Beyaz sac üzerinde kırmızı yazılar;
“Bu ağaç tam üç bin yıllık bir çınar.”
Şaşırıyor ağacın içini boş bulan.
İnsan değil ağaç kurduymuş yapan.
Ne kadar ustaymış dersiniz inan.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Çok hoş olmuş yüreğine sağlık ağaca bir üç bin daha yaşam versin Mevlam selamlar
Hikayenin şiirleştirilmiş hali.Çok hoş çok.Kutluyor, saygılar sunuyorum.
Gerçek hikaye herhalde ama..masalsı ve şiir.. Kutlarım..
İnanamadım üç bin yıllık olduğuna.Önünden geçip de görmediğimiz neler varmış.Kutlarım saygıyla...Nurdan Ünsal
Güzel bir hikaye idi tebrikler..
biliyorum o ulu çınarı ve köfteciyi..güzel şiirlertirmişsiniz konuyu sn karahisar...
tebriklerimle..
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta