Çınarcık’ta devasa bir çınar var.
Beyaz sac üzerinde kırmızı yazılar;
“Bu ağaç tam üç bin yıllık bir çınar.”
Şaşırıyor ağacın içini boş bulan.
İnsan değil ağaç kurduymuş yapan.
Ne kadar ustaymış dersiniz inan.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Çok hoş olmuş yüreğine sağlık ağaca bir üç bin daha yaşam versin Mevlam selamlar
Hikayenin şiirleştirilmiş hali.Çok hoş çok.Kutluyor, saygılar sunuyorum.
Gerçek hikaye herhalde ama..masalsı ve şiir.. Kutlarım..
İnanamadım üç bin yıllık olduğuna.Önünden geçip de görmediğimiz neler varmış.Kutlarım saygıyla...Nurdan Ünsal
Güzel bir hikaye idi tebrikler..
biliyorum o ulu çınarı ve köfteciyi..güzel şiirlertirmişsiniz konuyu sn karahisar...
tebriklerimle..
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta