Yayınlanmış biyografisinden alıntı
Sıkı sıkı giyin üzerini
Ayaklarında botların olsun sıcacık
Ellerinde eldiven.
Kaşkolünü dola boynuna gel!
Başını ısıtsın beren.
Sıkı sıkı giyin ki üşüme
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Cok sirler okudum antolojide kisa zamanda,cok sairler hakkinda yazili okurlarin düsüncesinide! okudum,size yazilan düsünceler bir yaz gibi.yürekden kutlarim....
Sevgili şairim,ne de güzel şeyleri tembihliyorsunuz ama endişelenmenize gerek yok bence.Yılın dört mevsimi kış olsa da yüreğinde siz varsınız ya sıcacık tutarsınız onu diye düşünüyorum Ağustos ayında olan sıcaklık derecesindeki gibi.Sevgiyi,ilgiyi,benimsemeyi ve sahiplenmeyi mükemmel ifade etmişsiniz.Kutluyorum sizi.Selam ve hürmetlerimle...Hüseyin Erdoğan
Bodrum gecelerinden sıcacık merhabalar bacım.
gönül peteklerin sevgi balıyla dolsun...
tebrikler...
Sıcacık bir şiir... Kış akşamlarında hasretle bekleşilen kapı ardlarında okunası... Teşekkürler, paylaştığınız için..
Kemal SÜME
Sevgili Şairim,bu, ne denli güzel bir şiir böyle.Dizeleri öylesine sıralamışsınız ki adeta insanın yüreğini okşuyor bir meltem yeli gibi.Yüreğinizdeki sevgi pınarının bir çağlayan olması dileğimle...Hüseyin Erdoğan
Yüreğinde sevdanın ateşini taşıyanlar, üşümeyi bilmezlermiş, yaşayınca öğrendim, yaşamayan bilmez elbette, sevdiğine sarılmanın verdiği sıcaklığı Güneş verir mi acaba...zannetmiyorum....
Sevgi ve muhabbetlerimle...
Ne giysimden üşümem,
ne pabuçlarımdan,
ne de mevsimden...
Üşütüyorlar be can,
hem titrete, titrete üşütüyorlar,
ötekiler...
Tebrikler Nevin, sevgimle....
Kış olsa da mevsim
Bahar giysilerimle geleceğim
Ve seni,
Sen gelinceye dek
Bekleyeceğim.
Ne yüce bir sevgi bu :)))) Sevdanıza sağlık...
Çok şık bir şiir...
Manto'ya gerek var mı?... :)))))
Uzun ve süslü söz söylersem eğer, beğenimi örtmüş gibi olacağım... Böyle sade olmak daha güzel :))
Kutluyorum sizi...
'Düşlerine sarınıp yatayım
Düşlerimi örteyim üstüne
Üşüme ...!'
dediydim ben de/bu güzel şiirinden önce..
Tebrik ve sevgilerimimle
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta