Bu kadar kolay mı batar güneş?
-tepenin ardına kaçar ya, ufuktan hani;
-kızıla dönen bulutlar yumulur hafiften,
-hepsi de sanki sana tebelleş!
Oysa, zora koşar sinem beni;
Çatarsa kaşını yâr; eserse karayelden,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Getirsene hadi, o zamanları geriye!
-diline kilit; geveze gözleri!
Çalsana şu zilleri;
-cana susamış hayâleti, bir ses versin
Ya da kanına girdiğin gecelerin,
-ruhunu çağır!
Ya, tut elimi benim!
Yahut, ölü’mü gör!
yooo olmaz. Yaraya basılan tuzlar adım gibi eminim ki ruhsuzdur...
Yine Orhanca bir şiirdi.Güzeldi. Ben bu kalemi seviyorum genelde...Kutlarım tam puanımla + ant....
Naime
yüreğine sağlık.. çok güzel finali var.. sevgiyle kal.. Halim AKIN
Ya, tut elimi benim!
Yahut, ölü’mü gör!
Kutlarım. Şükrü Topallar
Gördün mü sen hiç, Zühre’yi?
Eylül’e bir kere düştün mü;
-mühür basmış dersin sağnak göğe,
Katresini bile koymaz; kahretsin!
-zira, sise biner rüyalar,
Sabahı düşlersin zifiri zamandan, deliler gibi;
-divaneye dönersin!
Hayâl olur bazen kurduğun her şey;
-kibrit çöpüne benzer düşlerin,
-dağılır gider!
Getirsene hadi, o zamanları geriye!
-diline kilit; geveze gözleri!
Çalsana şu zilleri;
-cana susamış hayâleti, bir ses versin
Ya da kanına girdiğin gecelerin,
-ruhunu çağır!
Ya, tut elimi benim!
Yahut, ölü’mü gör!
16-17.09.2009
Orhan Tiryakioğlu
üstadım ;
orhan beyin şiirleri derinlik ve içerik bakımından muhteşemdir..okutur kendini..süperdi..
akıcı ve duygu yüklü yüreğinizin sesi olan bu güzel çalışmanızı beğenerek okudum..
kutlarım saygın kaleminizi ve sevgi dolu yüreğinizi..tam puan 10..akçaydan selam ve saygılarımla...ibrahim yılmaz.
Tebrikler ilk puan benden olsun
Sevgili Orhan,
Her geçen gün şiir adına başarılı bir ilerleme görülüyor imgelerinde. İnsanın doğası tam olarak sevgiyle özdeş kılınıyor. Ne sevghisiz yaşam ne de yaşamsız sevgi; biri olmazsa öteki de olmuıyor.. Şiirini severek okudum. Daha başarılı şiirlerin altında imzanızı görmek en büyük dileğimdir. Sevgilerimle..
Görmesin üstadım çok yaşayın ve yaralarınıza derman olsun.
yaranıza bastığınız tuz , çağırdığınız gecelerin ruhu..:))
Ya, tut elimi benim!
Yahut, ölü’mü gör!
Sevdanın , ayrılığın, sitemin, tutkunun ve özlemin denizinde aynı anda yüzdürdünüz...
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta