Tütünün dumanı savrulur gider.
Gençler gurbet elin kahrını çeker.
Kadim şehir mahzundur, sitemini der
Eski çarşıların hiç tadı kalmadı.
Zengin olan gider, fakir hep burada
Umutlar sarılmıştır bir kuru yurda
Adalet dediğin hep kalmışsa kurda
Mazlumun sesini duyan mı kaldı?
Büyükler küçülmüş, küçükler ise asi
Kalmamış hiç insanın o eski hası
Bitmiş komşuluğun o has güzel tadı
Söz verip de tutan şimdi kim kaldı?
Burası Bitlis’tir, yolu sarptır, dardır
Mazlumun sırtında koca dağ vardır
Zenginin sarayı kışın da bahardır
Gariban sobasını yakan mı kaldı?
Süphan’ın başından duman silinmez
Haram yiyenlerin sonu bilinmez
Gözden yaş dökülse, kimsece silinmez
O eski mertliğin özü mü kaldı?
Nemrut’un ateşi sönmüş de donmuş
Vefasız dostlar hep yükseğe konmuş
Liyakat bitmiş, her yer torpil olmuş
Emeğin hatrını sayan mı kaldı?
Vefa unutulmuş, menfaat önde
Samimiyet kalmış çok eski günde
Garibin umudu başka bir yönde
Bitlis’in o eski özü mü kaldı?
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 22:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!