“Tutulamayan Sözün Karanlığı”
Bir gece daha çöktü üzerime,
Adını anmak bile yordu kalbimi.
Biliyordun…
Biliyordum…
Yine de bir söz bıraktın avuçlarıma,
Tutamayacağını bile bile.
Aşkın gölgesinde bekledim seni,
Kırık bir nefes gibi savruldum zamana.
Gidişini anlamadım,
Dönüşünü beklemekten yoruldum,
Ama en çok o sözüne güvenerek
Yavaş yavaş kendi içimde tükendim.
Kalbim,
Senin verdiğin o tek cümlenin
Sessiz yükünü taşırken çatladı.
Ben, seni sevmekten değil,
Tutmadığın sözü taşıyamamaktan
Karanlıkta kaldım.
Bazen düşünüyorum…
Belki de sen hiç sevmedin,
Sadece güzel duran cümleler aradın kalbimde.
Ben ise o cümleleri söz sandım,
Kader sandım,
Yol sandım…
Yanılmışım.
Karanlığın içinden seni çağırmadım,
Zaten gelmeyeceğini öğrendim artık.
Bir sözü unutanın,
Bir kalbi hatırlamasını beklemek ne büyük yanılgıymış.
Sen unuttun,
Ben ise unutamamakla cezalandım.
Şimdi içimde bir boşluk var;
Bir zamanlar senin sözün dururdu orada.
Yerinde sadece kırık bir sessizlik kaldı,
Ne yaraya benziyor,
Ne iyileşmeye…
Ve bil istedim:
Aşk bittiği için değil,
Sen verdiğin sözü gömdüğün için
Bu kadar karanlık oldu içim.
Şimdi anladım…
Bazen aşk bitmez,
Sadece verilen söz ölür.
Ben de seninle değil,
O sözün çürümesiyle yoruldum.
Kalbimde artık ne beklenti var,
Ne de geriye dönme ihtimali.
Sadece karanlığına alışmış bir yalnızlık duruyor içimde.
Ve bil ki,
Tutamadığın o söz,
Beni senden çok,
Kendimden uzaklaştırdı.
Ben artık yoluma devam ediyorum,
Ama sen…
Bir gün dönersen,
Beni değil,
Tutamadığın sözü ararsın.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 01:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!