yıkılan aciz binalar gördüm dostlarım, aciz olmasına rağmen sırıtan binaları gördüm
tarlabaşı'nda, dolapdere'de, taksim'in, beyoğlu'nun kalın bağırsağındaki binalar
ve o binanın başında kovalarla yaktıkları ateşlerin başında ısınan torbacılar gördüm,
istanbul'un kirli yüzünü gördüm, yıkılan binalar o kirli yüzde sırıtıyordu
polisin çevirdiği bağımlılar gördüm dizleri titriyordu üstleri aranırken
bellerindeki bıçağa uzanmayan delikanlılar gördüm ah hepsi korkularından
sustalımı siktiri boktan bir yurttan atılmış bir öğrenciye verdim
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta