TUTSAK PAPATYA
Yollara diyemedim ayrı düştüğümüzü
Kapatmayın kapıları ben eşikteyim
Uzak denizlere hiç gitmedim
Fabrika kapılarından kovulmadım
Gurbet olmadım hasret olmadım
Sizler yüreğimdiniz
Sizden hiç ayrılmadım.
Yorgun bir asker çantası oldum
Dağlarda sahibimi yitirdim
Bir kaçağın sırtında ıslandım sonra
Ter sızardı ensesinden
Kan sızdı kızıla boyandım
Karanlığı kapıların ardına sakladım
Acılar ve korkularla
Mevsimlerin soğuğunu
Havanın kokusunu
Kıraç toprakta ayak seslerini unutmuşum
Oysa benimle soluyan neslerdi
Varlığımızın vazgeçilmez giysileri
Unutulmaz inkar edilmez gerçeklerdi
İçimizde mağmaydı
Cam bedenlerimiz kırılgandı
Çekip gidemedi yenik ruhumuz
Çünkü onlar birbirimizde kalan
Tutsak papatyalardı
İhtiraslarımızın hayaletleriyle
Yaşantımızla gömdüğümüz.
Yüreklerinizden öptüm sizi
Tunel açıp firar ettiğim yüreklerinizden
Selamlayın beni, kendi yüreklerinizi.
Haziran 2008
Hürdoğan AydoğduKayıt Tarihi : 1.2.2009 15:43:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!