Yüreğimi kuru bir kalemin gövdesine yüklediğimden beri
Sana yazıyorum
Sen kalemimin can suyusun
Sen yalnızlığımın hayat hikâyesi…
Her sabah üstü kırılgan bir kalbi topluyorum gözlerimden
Patlıyor yaralarımın onulmaz dikişler silsilesi
Gün boyu ak kâğıtlara çözülüyorum içimden
Hasret sorgulu bakışlar bırakıyor satır aralarına
Gülüşü medcezir mecazlar sararken titrek anlamların belini
Kelime yatağından sıcak ilgiler gönderiyorum sana
Sevgilim
Yalnızlığımın fazileti
Yağmura banıyorum seni
Bereketleniyorsun
Bir yarım ada kızgınlığı taşıyan dualarıma
Olabildiğince yağıyorsun
Hasretini giydirip kendime
Yavaş yavaş dökülen mevsimin bağrına gidiyorum
Baharın her yeri hazanın her yerine tutsak
Bir yağmur iskeletine dönüyor gözlerim
Gördüğüm her manzara ıslak
Bir fısıltı gibi rüzgârı besteliyorum dudaklarına
Ne güzelde ıslıklıyor bizi kuşlar
Öfkesi pişkin semada
Kanadımızdan akan sular
Pir-i fani hayaller asıyor
Her bahar ölüm şamatasına
Biliyorum
Hiç duymadığın saçlarımın kokusu
Burnunun tavan arasında
Hadi uçur yüzünü
Ve göm rüzgârıma
Ki kısalsın aklım
Ermesin yokluğuna
Sevgili
Sensizken bilmişliğim
Lafu güzaf seyrinde bir kalemdim
Beyazı olmasa bu kâğıdı terk ederdim
Şimdi biçilmiş yalnızlıklar uğuldanıyor içimde
Tutuşuyor kelimeler
Bir alev ki alev
Yandıkça yazıyorum
Yazdıkça çoğaltıyorum yüreğimi
Yeşeriyor kelamın heyelan gövdesi...
Kayıt Tarihi : 26.3.2013 23:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)